Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final ilk maçında Galatasaray evinde ağırladığı Hatayspor'u 2-0 mağlup etti.
Maçın başlarında daha etkin olan takım Galatasaray'dı. Nitekim 7. dakikada kornerden gelen ortaya kafayı vuran Luyindama ile 1-0 öne geçtiler.Golden sonra da oyununa etkin bir şekilde devam etti Galatasaray. Fakat bu bölümde girdiği birkaç pozisyondan sonuç alamadı. İlk yarının sonuna doğru Luyindama'nın topu kaybedip sonrasında yaptığı hareketi çok tartışılsa da hakem VAR'a giderek faul ya da kart değerlendirmesinde bulunmadı. 39. dakikada Galatasaray, Donk'un uzun topunda Fernando ile bir pozisyona girdi ve pozisyon sonucunda Hatayspor kalecisi, topa ceza alanı dışında elle müdahale ettiği için kırmızı kart gördü. Ve Hatayspor 10 kişi kalırken ilk yarı bu skorla sonuçlandı.
İkinci yarıya başlarken herkes Galatasaray'dan daha etkin bir futbol ve gol ya da goller bekliyordu ama beklenilenin aksine Galatasaray çok etkisizdi. Tabii burada Hatayspor oyuncularının iyi bir takım oyunu çıkarttığını söylemekte fayda var.
İkinci yarıya bu şekilde başlayan Galatasaray değişiklikler ile daha etkin olmaya başladı ve 90+2'de Linnes'in büyük çabasıyla Feghouli'nin ayağından golü buldu. Ve ikinci maça avantaj elde edecek skoru yakalayarak gitmiş oldu.
Maç Yorumu:
Galatasaray maç boyunca beklenildiğinden kötüydü, daha fazla pozisyona gireceğini ve oyunun kontrolünü alacağını düşünüyordum. Fakat birkaç pozisyon haricinde etkisizlerdi. Bunun en önemli sebeplerinden biri de bence orta sahadan top çıkartmalarının biraz uzun sürmesi. En azından öne geçtiklerinde kontralara daha iyi çıkabilseler, son pas tercihlerini daha iyi yapabilseler daha farklı bir skorla karşılaşabilirdik.
Hatayspor ise bence iyi bir futbol ortaya koydu. Maçın başında golü yemeseler, oyunlarını daha net izleyip anlayabilirdik. Ama sonrasında da bize iki ayaklı maçlarda nasıl oynanması gerektiğinin bir dersini verdiler desem abartmış olmam herhalde. Özellikle kırmızı karttan sonraki oyunları çok takdir edilecek tarzdaydı.
Tüm bunların dışında tek maçlık bir yorum getirmem gerekirse Hatayspor, takım oyununu güzel oynayan bir ekip. Birlikte çıkıp birlikte dönmeyi iyi biliyorlar. Savunma dirençleri iyi ve maçın tamamında gördüğüm kadarıyla da kaleci bakımından da şanslılar.
Bu maç için kırmızı karttan dolayı zor bir süreç geçirdiler ama ikinci maçta zor da olsa seyircileriyle beraber şansları olabilir.
Maçın Adamı: Martin Linnes
Maç boyunca hem defansif hem ofansif anlamda çok iyiydi. Yunus'la çok iyi anlaştı. Ve özellikle ikinci goldeki çabası ve katkısıyla büyük alkış aldı.
Maçın Hayalkırıklığı: Henry Onyekuru
Takım skoru 1-0'a 7. dakika gibi erken bir sürede getirdi. Ve bu süreden sonra tam da Onyekuru'nun istediği tarz açık bir oyun vardı. Fakat ayağına gelen topları 1-2 pozisyon haricinde beklediğimden çok daha kötü değerlendirdi. Bu tarz açık oyunda çok daha etkin, çok daha gole yakın oynaması gerek.
Oyuncu Değerlendirme: Yunus Akgün
Her geçen gün daha iyiye gidiyor. Bu akşam da maçın en iyilerindendi, hatta maçın adamı konusunda Linnes ile Yunus arasında kalmıştım ama Linnes'in son goldeki büyük çabasından dolayı maçın adamı olarak onu seçmeyi uygun gördüm.
Maç boyunca topu ayağına aldığı her zaman etkiliydi. Özellikle dar alanda topu çok iyi kullanıyor. Birkaç pozisyonda "oradan da çıkamaz" dediğim yerlerden çok rahat çıkardı topu. Bu oyununu da golle süsleyebilirdi fakat birinde direk engel oldu diğerinde ise son zamanlarda takımca sıkıntısını çektiğimiz gelişine vuramama saçmalığımız. Geçen haftaki Alanya maçında Sinan 2 gol pozisyonunu bu şekilde harcamıştı. Bu akşam gördük ki aynı hastalık Yunus'ta da var. Ama en anlamadığım kısmı top ters ayağına da gelmedi. Yani gayet rahat tek vuruş yapabilirdi. Altyapıdan taşıdıkları bir sorun olabilir bu. Eğer öyleyse hemen üzerinde çalışmaları gerek.
Ama Yunus bu sorunun haricinde gerçekten iki maçtır çok iyi bir performans sergiliyor. Ve bence Yunus'un olası bir Onyekuru ya da Feghouli yokluğunda Sinan'ın önünde olması gerekiyor.
Kupada ikinci maçlar 26-27-28 Şubat tarihlerinde oynanacak.
Bu maçlık söyleyeceklerim bu kadardı, diğer yazılarda görüşmek dileğiyle.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder