15 Şubat 2019 Cuma

Maçın Ardından: Galatasaray - Benfica



Avrupa Ligi son 32'de evinde Benfica'yı ağırlayan Galatasaray 2-1'lik skorla mağlup oldu. Benfica'nın golleri Salvio ve Seferovic'ten gelirken Galatasaray'ın tek golünü Luyindama kaydetti.


Maç yorumunu bu kez biraz daha farklı yapacağım. Galatasaray ve Benfica'yı ayrı başlıklar altında yazacağım.


Benfica:

Maça iyi başladılar. Galatasaray'ın oyunu dengelediği ve kendilerini baskı altına almaya başladığı anlarda çok sakin kaldılar. Özellikle ilk gol maçta çok büyük önem teşkil ediyor. Galatasaray önceki birkaç atakta önde basarak Benfica'ya zor anlar yaşatmıştı. Golden önceki atakta da bunu denediler fakat Benfica çok sabırlı ve olgun bir şekilde topu kullandı. Sonucunda da penaltı geldi. Penaltıyı gole çevirdikten sonra daha rahat bir oyun bekliyordu onları. İlk yarıyı golün de rahatlığıyla pozisyon vermeden bitirdiler.

İkinci yarıda Galatasaray, ilk yarının belirli sürelerinde olduğu gibi baskındı. Nitekim 54. dakikada golü de buldular. Buradan sonraki süreç çok önemliydi, golden sonra da akınlarına devam eden bir Galatasaray vardı ki kaptırılan topta Benfica'nın kontrasına yakalanana kadar. Kontranın sonucunda Benfica, Seferovic'in ayağından skoru 2-1'e getirdi ve maçı da bu skorla kazandı.

Maç boyunca çok akıllı ve olgun bir futbol oynadılar. Tüm takım olarak çok sabırlılardı ve Galatasaray'ın hata yapmasını beklediler. Az pozisyona girseler de istedikleri skoru aldılar. Hiç şüphe yok ki evlerinde onları daha rahat bir maç bekliyor artık.




Galatasaray:


Oyuna Benfica iyi başlamıştı, sonrasında ipleri eline aldı Galatasaray. Önde basarak birkaç pozisyon elde etmişlerdi ve bunu devam ettirmek istiyorlardı. Bir pozisyonda daha aynı stratejiyi uyguladılar fakat Benfica çok sakin bir şekilde topu çıkarttı, sonucunda da penaltı ve gol geldi. Buradan sonrası çok önemli, Galatasaray bu sezon birçok maçta bu duruma düştü. Ne mi bu durum? Yüksek motivasyonla çıktıkları maçlarda golü kalesinde gördükten sonra takım birden hiç olmadığı bir hal alıyor. Sanki 5 dakika önce rakibe sahayı dar edenler onlar değilmiş gibi. Ve bu durumdan çıkmaları da hiç kolay olmuyor, sanki milyonlar kazanmıyorlarmış gibi, sanki hiç futbol oynamamış amatör çocuklarmış gibi kendilerine gelmeleri için bir devre arası bir maç sonu falan gerekiyor. Nitekim devreye kadar da golü kalesinde görmeden içeriye girmeleri sevindiriciydi benim için. Çünkü döndüklerinde daha farklı bir futbol oynayacaklarından emindim.

İkinci yarı dediğim gibi Galatasaray'ın kontrolünde başladı. İlk yarının belirli sürelerinde olduğu gibi çok baskın bir futbol ortaya koyuyorlardı. 54. dakikada golü de buldular ama buradan sonrası çok önemliydi bence. Burada ikinci golü bulmak için aynı motivasyonla oynamak yerine biraz daha kontrollü bir futbol oynamaları gerektiği düşüncesindeydim. Tamam teknik ekip, taraftar falan gol bekliyor ama orada yapılacak bir hata tura mal olabilirdi ve sonucunda da öyle oldu. Marcao iki kez üst üste aynı bölgede top çıkartırken hata yaptı, ikinci hatayı da Benfica çok iyi değerlendirdi. Golden sonra yine sanki hiç ömürlerinde futbol oynamamış gibi bir hale büründü Galatasaray takımı. 1-0'ken devreye kadar ne izlediysek aynısını izledik ve Benfica beklediğinden çok kolay bir galibiyet aldı ve beklediğinden çok kolay bir maç oynamış oldu.

Fatih Terim birçok kez hayalindeki futbolu ve takımı açıklamaya çalışmıştı röportajlarda. O futbolu oynatmaya çalışıyor sürekli fakat birincisi o futbolu oynayabileceğin bir kadro değil elindeki kadro. İkincisi ise bu futbolu bu kadroyla da olsa oynayabileceğin takımlar olabilir tabii ki. Ama bu kesinlikle Benfica değil. Maç boyunca bunun sıkıntısını çektiler. Marcao ve Luyindama'nın savunmadan top çıkarabilme olayları çok iyi. Birçok takım için işe yarayabilir bu. Ama orta sahanda aylardır formsuz Fernando ve sezon başından beridir toplamda 2 maçı iyi oynamış bir Ndiaye ile bu maçlarda beklediğini bulamıyorsun. Daha hareketli ve topu orta sahadan daha iyi çıkaran teknik futbolcular gerek Galatasaray için. Zaten muhtemelen yıl sonunda bu yönde transferler yapacaklar. Bunu daha önceki konuşmalarında dile getirmişti Fatih Terim. Fakat ben bu tüm anlattığım olumsuzluklara rağmen eğer 1-1'den sonra kontrollü bir futbol oynasalardı tur için şanslarının olduğunu düşünüyordum. Hatta arttırıyorum ilk maç Benfica'nın sahasında olsaydı ve bu kadar ofansif bir futbol oynamasaydı Galatasaray, şu an için tur umutlarını koruyor olabilirdi. Ama şu an tur atlama ihtimali %20'nin bile altında bana göre. Zira hiç gol yemeden en az 2 gol atmaları gerek. 2 gol atabilirler fakat gol yemeden tamamlayacaklarını düşünmüyorum, özellikle deplasmanda.




Maçın Adamı:
Haris Seferovic

Maç boyunca rakip stoperlerine zor anlar yaşattı ama en önemlisi attığı goldeki takibi ve yaptığı gol vuruşuydu. Bu sadece bir gol olarak görülebilir ama Galatasaray'ın oyundan tamamen düşmesini ve o dakikaya kadar oynadığı baskın futbolun kırılmasını sağladı. Bu yüzden maçın adamı adayım Seferovic.


Maçın Hayalkırıklığı: Marcao

Maç boyunca çok kötü değildi fakat yaptığı iki hata maçın bitmesine sebebiyet verdi. Aslında hayalkırıklığı olarak Fernando'yu göstermeyi düşünüyordum ama Marcao'nun yaptığı hataların maçı çok etkilediğini düşünerek onu yazmaya karar verdim.

Maçın tümüne baktığımızda dediğim gibi kötü bir oyunu yoktu. Penaltı pozisyonunda, penaltı olsun ya da olmasın topa o şekilde iki kolunu da açarak çıkmaması gerekirdi. Bunu bir stoper olarak bilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sonuçta VAR dediğimiz olay her turnuvada yok, olsa bile tespit edilmesi zor pozisyonlar olabilir. Bu yüzden yaptığı ilk hatayla skorun 1-0'a gelmesine sebebiyet verdi. Diğer hatada ise topu kaybetti ve Seferovic'i savunamadı. Skor da 2-1'e gelmiş oldu.

Özellikle ikinci gol için söylemek istediğim birkaç şey var. Marcao ve Luyindama gerçekten yetenekli futbolcular. Oyunu defanstan kurabiliyorlar. Fakat tüm oyun düzenini bu iki oyuncuya yüklediğiniz zaman hata yapabilmeleri çok normal. İkinci golden önce Marcao iki kez top çıkartmak zorunda kaldı savunmadan. İlkinde ofsayt olan Onyekuru'ya, ikincisinde ise rakibe gitti top ve sonucunda golü kalesinde gördü Galatasaray. Burada benim bahsetmek istediğim şey şu, savunma oyuncularının ayakları ne kadar iyi olursa olsun, topu her atakta onların ayağına bırakmamak gerek. Savunma yüklerinin haricinde bir de böyle bir sorumluluk bindirildiğinde bu oyuncular kendi asli görevlerini yapamayacak hale gelebiliyorlar. Sonucunda da bu şekilde oldu ve Marcao kaybettiği topun sonrasında rakibini savunamadı ve gol geldi.


Oyuncu Değerlendirme: Gedson Fernandes

İlk olarak Fenerbahçe maçında izlemiştim ve çok beğenmiştim. Hareketli ve ayağı iyi olan bir oyuncu. Takımın atağa çıkışlarında, özellikle kontralarda, çok etkin bir rol oynadı. Savunma kısmını da iyi yaptığını düşünüyorum. Maçın kazanılmasında Seferovic'ten sonra en çok onun payı vardı. Henüz 20 yaşında ve gelecekte astronomik rakamlarla A+ takımlara gittiğini göreceğimizi düşünüyorum.


Rövanş 21 Şubat Perşembe günü TSİ 23.00'da oynanacak.


Bu maçlık söyleyeceklerim bu kadardı, diğer yazılarda görüşmek dileğiyle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder