25 Haziran 2018 Pazartesi

F1 Fransa GP



F1'de Fransa GP'yi Mercedes pilotu Lewis Hamilton kazandı.

Yarışa pole pozisyonunda başlayan Hamilton herhangi bir sıkıntı yaşamadan damalı bayrağı gördü. Mercedes pilotu böylelikle bir önceki yarış sonrasında verdiği sürücü liderliğini Vettel'den geri aldı.

İngiliz pilotu sırasıyla Verstappen, Raikkonen, Ricciardo ve Vettel izledi. Yarışın ilk virajında Bottas'a arkadan çarpan Vettel, sonrasında 17. sıraya kadar düştü. Ve muhteşem bir geri dönüşle yarışı 5. sırada tamamladı.

Kazanın etkisiyle 18. sıraya kadar gerileyen Bottas ise yarışı Magnussen'in ardında 7. tamamladı.

Bottas'ın ardından Renault sürücüleri Sainz ve Hulkenberg geldi. Sauber'in genç yıldızı Leclerc ise başladığı sıranın gerisinde bitirse de büyük bir iş başararak yarışı 10. sırada bitirdi.

Stroll, Perez, Ocon ve Gasly ise yarışı tamamlayamadılar.

Yarış Sıralaması:



Şampiyonadaki Puan Durumu:




Yazar Yorumu:


Hamilton ilk virajdaki kazanın da etkisiyle ileride yalnız bir yarış sürdürdü. Güncellenen motoruyla zaten iyi durumda olan aracıyla büyük bir uyum içerisindeydi. Girdiği pit haricinde de hiç geriye düşmedi zaten İngiliz pilot.

Güncellemeyle birlikte Mercedes, Red Bull ve Ferrari'ye göre bir adım öne geçti bence. Hamilton bu yarışta da net bir şekilde gösterdi ki ilerleyen yarışlarda daha da iyi olacaklar takım arkadaşı Bottas'la beraber.

Verstappen, Kanada GP'den sonra Fransa'da da çok iyi bir performans gösterdi ve rahatlıkla ikinci sırada tamamladı yarışı. Kendisine yapılan uyarıları dikkate alıyor olacak ki son iki yarışta da çok kontrollü bir şekilde kullandı aracını ve sonraki yarışlar için en büyük favorilerden olacağını gösterdi.

Yarışa 6. sırada başlayan Raikkonen, ön bölümdeki kazadan faydalanarak 4. sıraya kadar çıkmıştı ki yarışın son bölümde Ricciardo'nun ön kanadında oluşan problemden faydalanarak 3. sırada tamamladı yarışı ve uzun aradan sonra tekrar podyumu görmüş oldu. Ricciardo ise çok dengeli bir yarış sürmesine rağmen son bölümdeki şanssızlığından dolayı podyumu göremedi. Onun için üzücü bir durum olsa da tüm yarış genelinde iyi bir performans sergilediğini düşünüyorum.

Gelelim Vettel'e ilk virajdaki hatasından dolayı hem kendini hem de Bottas'ı uçuruma sürükledi Ferrari sürücüsü. Hatta kazadaki hatasından dolayı 5 saniye ceza aldı inceleme sonucunda. Ama pit sonrası ciddi bir atakla kazadan sonra 17. sıradan başlamış gibi olduğu yarışı 5. sırada tamamladı ve izleyici oylamasıyla birlikte yarıştaki en iyi sürücü seçildi. Şüphesiz ki yaptığı büyük bir başarıydı fakat ilk virajdaki hatası olmasa yarışı çok farklı bir yerde tamamlayabilirdi Vettel.



Yarışa 9. sıradan başlayan Magnussen ise 6. sırada tamamladı ve iyi bir sonuca imza attı kendi adına. Son turlarda Bottas'ın sıkıştırmasına karşı çok iyi direndi ve aldığı sıralamayı sonuna kadar hak etti diyebilirim.

Bottas için söyleyeceğim çok şey var aslında. Kaza sonrasında ikincilikten son sıraya kadar düşse de yarışı 7. tamamladı. Ama hemen önündeki Vettel yarışı 5 saniye ceza almasına rağmen 2 sıra önünde tamamladı. Mercedes takımından yarış içerisinde aracın alt bölümünde bir problem olacağı söylendi fakat ne kadar doğru bilemiyorum. Eğer doğruysa bu duruma rağmen çok büyük bir iş başarmıştır. Ama doğru değilse bana göre Vettel'in performansının çok gerisinde kaldı. Zira yarışa bir sıra önündeymiş gibi başlayan Vettel 5 saniye cezasıyla birlikte iki sıra önünde bitirdi. Araçta herhangi bir sorun yoktuysa bu performansı bence yetersizdi. Ama tabi o kaza hiç olmasaydı eğer yarışı Hamilton ile beraber 1. ve 2. sırada tamamlama ihtimalleri çok yüksekti diye düşünüyorum.

Bottas'ın ardında 2 Renault sürücüsü yer aldı fakat ben onlardan değil de Leclerc'ten bahsetmek istiyorum. Genç sürücü sezon başından beridir çok iyi bir performans gösteriyor. Yer aldığı bölümdeki çoğu sürücüden aracı daha kötü olmasına rağmen şapkadan o tavşanı her seferinde çıkarmasını biliyor. Diğer sürücülerin takım değişikliğine bağlı olarak üst seviye takımlardan birine imza atabilir ilerleyen yıllarda. Özellikle son dönemde Ricciardo'nun durumunun belirsizliği üzerine Red Bull'un alttan alttan bir arayış içerisine girdiği herkes tarafından biliniyor. O arayışta da en çok adı geçen sürücüler Sainz ve Leclerc.

Bu yarışlık yazacaklarım bu kadardı. Sonraki yazılarımda görüşmek dileğiyle.

24 Haziran 2018 Pazar

Maçın Ardından: Almanya - İsveç



F grubunun ikinci maçında Almanya, İsveç'i Reus ve Kroos'un attığı gollerle 2-1 mağlup etti. İsveç'in ise golünü 32. dakikada Toivonen kaydetti.

Maça iyi başlayamayan Almanya, İsveç'in savunma direncini kıramadı ve hızlı kontra ataklarında büyük açıklar verdi. Bunun sonucunda ise 32. dakikada golü kalesinde gördü. İkinci yarıya gol ile başlayan Almanlar, sonrasında ikinci gol için bastırsa da istediğini son dakikaya kadar elde edemedi. Tüm bunlara bir de 82. dakikada Boateng'in ikinci sarıdan gördüğü kırmızı kart da eklenince durum işin içinden çıkılmaz bir hale gelmişti ki Kroos ilk golde yaptığı hatayı duran toptan attığı müthiş gol ile telafi etti ve Panzerlere kritik galibiyeti getirdi.

Maç Yorumu:

Meksika mağlubiyetinden sonra çıkılan İsveç maçından mutlak galibiyet ihtiyacı olan Almanya için maç beklenildiği gibi geçmedi. İlk etapta atak başlasalar da İsveç'in savunma direnci karşısında pek etki gösteremediler. Bunun üzerine bir de kontradan yedikleri ataklar eklenince kalelerinde golü de görmeleri kaçınılmaz oldu. 1-0 geriye düştükten sonra ilk yarıyı gereken cevabı veremeden bitirdiler. Özellikle ilk yarıda Draxler, Kroos'un performansları çok kötüydü.

İkinci yarıya başlarken yapılan Draxler, Gomez değişikliği ile Werner sol kanada Gomez ise Werner'in yerine santrfora geçti. Bu da ofansif anlamda ellerini daha da güçlendirdi. Özellikle kanatlarda ilk yarıda da çok boş alan bulmalarına rağmen içeride beklenilen etkiyi yaratamamışlardı. Gomez'in oyuna girmesi bu bakımdan çok büyük bir güç getirdi Almanlara. Nitekim sol kanattan gelen ilk topla da Gomez'in açtığı bölgede vuruşu yapan Reus maça eşitliği getirdi.Sonrasında ilk yarıya göre daha çok alan ve daha çok gol poziyonu buldular fakat pek çoğunu değerlendiremediler. Bunların üzerine bir de Boateng'in ikinci sarıdan gördüğü kırmızı da etkilenince maç ellerinden kayar gibi hissettiklerinden eminim. Fakat 90+5'te maçın o dakikasına kadar çok da iyi olmayan Kroos'un muhteşem golüyle 2-1'i buldular ve zorlu maçtan galip ayrıldılar. Turnuvaya tutunmaları için çok önemli olan bir galibiyetti. Ama Almanya son Dünya Kupası ve son Avrupa Şampiyonası'nda olduğu kadar iyi olmadığını gösterdi son iki maçında bize. Bu yüzden son Güney Kore maçı ve sonrasında eğer gruptan çıkarlarsa da ikinci tur maçları beklenenden çok daha zor geçecek gibi duruyor onlar için.



İsveç de bana göre turu elinden kaçırdı. Zira son dakikada yedikleri gol olmasa alacakları bir Meksika beraberliğine gruptan çıkacaklardı. Tüm maç boyunca büyük efor ve büyük konsantrasyon gösterseler de son dakikada yedikleri gol ile yıkıldılar. Maçın genelindeki oyunlarını doğru bulsam da Boateng atıldıktan sonra topa daha çok sahip olabilselerdi durum çok farklı olabilirdi onlar için. Ama tabi son maçların durumuna bağlı olarak hala şansları devam ediyor, biraz az da olsa.

Grubun üçüncü maçlarında Almanya, Güney Kore ile İsveç ise Meksika'yla karşı karşıya gelecek.

F1 Fransa GP Sıralama Turları



F1 Fransa GP öncesinde pole pozisyonu Mercedes pilotu Lewis Hamilton'ın oldu.

Hamilton, en hızlı isim olarak pole pozisyonunu kazanırken takım arkadaşı Bottas, Hamilton'un 0.118 saniye gerisinde 2. oldu. Sıralama turlarının 3. sırasını ise Vettel aldı.

Verstappen, Ricciardo ve Raikkonen sırasıyla 4-5-6. pozisyonları aldılar.

Orta bölümde ise Sainz 7. Leclerc 8. Magnussen 9. ve Grosjean 10. oldu.

Yarınki yarışta sıralamalar şu şekilde olacak;



Sezonun 8. yarışı olan Fransa GP, pazar günü 17:10'da başlayacak.

Yazar Yorumu:

Mercedes'e motor güncellemesi yaramış gibi gözüküyor. Hamilton performans olarak eski hallerine dönüş izlenimi verdi. Bottas da takım arkadaşının ardından 2. sırayı kapattı. Güncelleme sonrası performanslar merakla bekleniyordu ki iki yarışçı da bugün güncellemenin getirdiği hız farkını ortaya koydu. İlk iki sırayı Mercedes takımı pilotlarının alması da yarış içerisinde büyük avantaj getirecektir takıma. Bu yüzden yarınki yarışın benim için favorisi ilk olarak Hamilton, ikinci olarak ise Bottas'dır. Tabii ki yarış içerisinde herhangi bir araç, lastik şanssızlığı yaşamazlarsa.

Vettel yine her zamanki iyi temposunu sürdürse de güncellemeyle avantaj sağlayan Mercedes pilotlarına karşı gelemedi ve 3. sırada kaldı. Fakat yarın bu iki pilotu da geçmesi biraz zor gözükse de en azından biri için bile şansını sonuna kadar zorlayacaktır.

Verstappen ve Ricciardo da Vettel'den sonraki iki sırayı aldılar onlar da uzun süredir kendilerini Mercedes ve Ferrari'nin önlerine ya da aralarına atmaya çalışıyorlar ve çoğu zaman da başardılar bunu. Yarınki yarışta da yine hedefleri önlerindeki ilk kişi olan Vettel olacaktır.

Raikkonen son bölümde istediği tarzda tur atamasa da 6. sırayı aldı. Sıralama turlarında takımı ve kendi adına bir hayal kırıklığı yarattı.Sıralama turları haricinde sezon da onun için çok iyi gitmiyor ve diğer takımlardaki pilotların sözleşme durumlarına göre yerini başka biri alabilir. Ricciardo'dan sonra son dönemde de elindeki kısıtlı imkana göre büyük işler başaran Leclerc'in adı geçiyor. Bu bakımdan her yarış Raikkonen için bir final gibi artık.

Orta bölümün birincisi son dönemde adını oralarda çok gördüğümüz Sainz oldu. Sainz yine sabırla bölümdeki yerini koruyup ön sıralara atılmaya bakacaktır.Sainz'ın ardından gelen Leclerc ise büyük bir performans gösterdi. Yarın sekinci sıradan başlayacak Leclerc için sıralama turları rüya gibiydi. Hatta turların sonunda "Son bölüme kaldığım andan beri gülüyorum" demesi de bunun bir örneği. Elindeki kısıtlı imkana göre gerçekten büyük işler başarıyor.Yarın da daha iyisini yapmak için yarışacaktır.

Leclerc'in ardından Haas sürücüleri geldi. Magnussen 9. Grosjean ise 10. olarak başlayacak yarışa. Fakat Grosjean'in son bölümdeki kazası ve Magnussen'in de beklenen performansı gösterememesi soru işaretleri yarattı. Zira Haas ilk üç takımdan sonra en hızlı araçlara sahip olan takım.

Alt sıralar ise yarın yarış sırasında büyük değişime uğrayabilir. Özellikle Hulkenberg ve Gasly'den atak bekliyor olacağım yarın için.

Şimdilik sıralama turlarıyla ilgili yazacaklarım bu kadar. Sonraki yazılarımda görüşmek dileğiyle.

20 Haziran 2018 Çarşamba

Maçın Ardından: Rusya - Mısır



A grubunun ikinci maçında Rusya, Mısır'ı 3-1 mağlup etti.

İlk yarısı büyük mücadeleye sahne olan maçta tüm goller ikinci yarıda geldi. 47. dakikada Fathy'nin kendi kalesine attığı golle 1-0 öne geçen Rusya önce Cheryshev sonra da Dzyuba'nın attığı gollerle kısa sürede maçı 3-0'a getirdi. Bu skor sonrası şanslarını sonuna kadar kullanmak isteyen Mısır Salah'ın penaltı golüyle maçı 3-1'e getirdi ve maç da bu skorla tamamlandı.

Maç Yorumu:

Maçın ilk yarısında büyük bir tempo vardı hatta turnuvanın bu konuda en iyi maçlarından biriydi. İki takım da çok hızlı bir futbol sergiledi ilk yarıda. Ama Rusya taraftarının da desteğiyle biraz daha atak olan takımdı. Posizyonlar da buldular fakat yararlanamadılar.

İkinci yarı ise çok farklı başladı. Henüz 2 dakika geçmişti ki Rusya'nın golü geldi. Fathy ters bir vuruşla topu kendi kalesine gönderdi fakat golde Dzyuba'nın etkisi büyüktü. Bu golden sonra Mısır, Salah ile bir pozisyon yakaladı fakat değerlendiremedi. Daha sonrasında ise Fernandes'in güzel asistiyle Cheryshev'in golü geldi ve Mısır'ın işi biraz daha zora girdi. Çok geçmeden bir de Dzyuba'nın muhteşem golüyle maç 3-0'a geldi. Bu dakikadan sonra Cuper birkaç oyuncu değişikliğiyle risk alarak skoru döndürmeye çalıştıysa da işe yaramadı ve sadece Salah ile golü bularak durumu 3-1'e getirdi.

Bence her ne kadar taraftarıyla Rusya biraz öne çıksa da ortada bir maçtı. Ama Mısır'ın henüz ilk yarının başında yediği şanssız gol takımın moralini çok kötü etkiledi. Bunun üzerine 2 gol daha yediler ve maçı dramatik bir şekilde kaybettiler. Ama maçın kaybedilmesinde tek etken bu değildi tabii ki Salah'ın etkisiz performansı ve bence biraz da olsa çekingen bir oyunu maçta önemli bir rol oynadı. Sadece Salah da değil Trezeguet, Mohsen ve Elnely'nin performansları beklenilenden çok düşüktü. Zaten Elnely'nin yerine Warda, Trezeguet'in yerine Sobhi oyuna girdikten sonra daha çok pozisyon buldular. Fakat o dakikalardan sonra skoru çevirmek çok zordu.



Ruslar ise tempolu oyunun parelelinde ikinci yarının başında buldukları gol ile rüzgarı arkasına alarak kısa sürede farkı 3'e çıkardılar. Bu skorun oluşmasında Golovin, Cheryshev ve Dzyuba'nın büyük etkisi vardı. Geriden gelerek ciddi katkılarda bulunan Fernandes ve Salah'ın peşini neredeyse hiçbir pozisyonda bırakmayan Zhirkov'u da unutmamalı tabii. Bu oyunla devam ederlerse Uruguay karşısında da galibiyet şansları olacaktır. B grubundan muhtemel olarak gelecek takımlar göz önüne alındığında işleri çok zor ama taraftarlarıyla beraber ciddi bir güç oluşturdukları da gerçek.

"Video Yardımcı Hakem" Uygulaması

Oyun haricinde Video Yardımcı Hakem uygulaması bana göre Arjantin maçından sonra bu maçta da malesef iyi uygulanmadı. Salah'ın penaltısından sonra Mısır'ın çok net bir penaltısı es geçildi. Sonrasında izletilmedi de pozisyon. Eğer bu şekilde uygulanacaksa ve hakemlerin keyfine bu kadar bırakılacaksa hakemler her zamanki gibi doğru olanı değil de o anki duruma göre karar vermeye devam edecektir. Sonuçta bu uygulama ile penaltı kazanıp maç alan takımlar varken bir diğer tarafta pozisyonun hiç izlenmeye bile tenezzül edilmemesi büyük bir adaletsizliğe sebep olacak gibi duruyor.

Grubun üçüncü maçlarında Rusya, Uruguay ile Mısır ise Suudi Arabistan ile karşı karşıya gelecek fakat öncesinde Uruguay - Suudi Arabistan maçını bekliyor olacağız.

Bu maçlık yazacaklarım bu kadardı. Sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle.

19 Haziran 2018 Salı

Maçın Ardından: Brezilya - İsviçre



E grubunda Brezilya ile İsviçre, Coutinho ve Zuber'in karşılıklı golleriyle 1-1 berabere kaldılar.

Maça etkili başlayan Brezilya ilk dakikalarda birçok pozisyon üretti. Bu oyunuyla da 20. dakikada Coutinho'nun golüyle öne geçtiler ve ilk yarıyıbu şekilde tamamladılar. İkinci yarıda İsviçre'nin duran top ile gelen golüne engel olamayan Brezilya son dakikaya kadar galibiyet için bastırsa da sonuca ulaşmadı ve maçtan beraberlikle ayrılıp turnuvaya puan kaybıyla başladı.

İsviçre ise maçın ilk bölümünde büyük bir Brezilya akınıyla karşı karşıyaydı. 20. dakikada geriye düşen ekip ilk yarıyı 1-0 geride tamamladı. İkinci yarıda golü kovalayan İsviçre 50. dakikada Zuber'in kafa golüyle skoru eşitledi ve sonrasında bunu korumaya odaklandı. Attıkları golden sonra Brezilya'nın etkili akınlarıyla tekrar karşı karşıya kalan ekip bu kez direndi ve maçı 1-1 tamamlayarak büyük bir başarıya imza attı.

Maç Yorumu:

Brezilya maça çok iyi başlamıştı nitekim golü de buldu erken denilebilecek bir dakikada. Sonrasında rahat bir oyun sergiliyordu ki ikinci yarının henüz başında yedikleri kafa golüyle İsviçre beraberliği yakaladı. Bu dakikadan sonra daha baskın oynayan Brezilya vardı. Fakat ilk yarıdan daha da sağlam örülmüş bir İsviçre duvarını aşmaları gerekiyordu. Birçok kez denediler, hatta birkaç pozisyon da buldular fakat istedikleri sonucu elde edemediler.

Bana göre alınan beraberlikte İsviçre'nin hırslı oyunu ve ikinci yarıda muhteşem takım savunması haricinde Brezilya'nın gamsız futbolu büyük etkendi. Attıkları golden sonra bir nebze düştüler tempo olarak. Sanki üzerlerinde "biz Brezilya'yız" havası varmış gibiydi. Bu oyunun sonucunda yedikleri golle yapmaları gerekenin ne olduğunun farkına vardılar fakat ya pozisyon üretiminde zorlandılar ya da ürettikleri pozisyonları istedikleri gibi değerlendiremediler. Böyle anlarda sazı eline alması beklenen Neymar'dan da bekledikleri etkiyi göreyemeyen Brezilya, 1 puanı kabullenmek durumunda kaldı.



İsviçre ise göze hoş gelen güzel bir futbol oynamasa da kadro yapısı ve oyuncu kalitesine göre oyunun gereğini yaparak turnuvanın favorileriden gösterilen Brezilya'dan 1 puan aldı. Attıkları golden sonra çok iyi kapandılar ve Brezilya'ya istedikleri alanı ve şansı tanımadılar. Özellikle defansta Schar'ın orta alanda ise Behrami ve Xhaka'nın performansları çok iyiydi. Oyunları bu şekilde devam ederlerse gruptan çıkmak için büyük bir şans yakalayabilirler.

Gruptaki ikinci maçlarda Brezilya, Kosta Rika ile İsviçre ise Sırbistan ile karşı karşıya gelecek.

Bu maçlık yazacaklarım bu kadar. Sonraki yazılarımızda görüşmek dileğiyle.

Maçın Ardından: Almanya - Meksika



F grubunda Meksika, Almanya'yı 35. dakikada Lozano'nun attığı golle 1-0 mağlup etti.

Maça kötü başlayan ve o şekilde devam eden Almanya yediği golden sonra da kapalı Meksika savunmasını açamadı ve maçtan mağlup ayrıldı. Meksika ise kupaya güzel bir başlangıç yaptı. Son şampiyon Almanya karşısında ilk yarıda atak bir futbol oynayan Meksika, golden sonra da skoru iyi korudu ve kupaya 3 puan ile başladı.

Maç Yorumu:

Son şampiyon Almanya turnuvaya kötü başladı. Fakat bu olay medyanın ve insanların konuştuğu gibi çok büyük bir sürpriz değildi aslında. Zaten turnuva öncesinde de çok iyi performans göstermiyordu Panzerler. İlk maçta da karşılarında Meksika gibi organize futbol oynayan bir takım çıkınca puan kaybı kaçınılmaz oldu.

Aslında maça çok da kötü başlamamıştı Almanya fakat ofansif anlamda beklenildiği gibi iyi de değildi. Pozisyon ararken geride birçok kez açıklar veren Panzerler, 35. dakikada kalesinde golü gördü. Sonrasında beraberliği yakalamak için Meksika kalesine yüklenseler de sonuç alamadılar ve maçı 1-0 kaybetiler.

Maç boyunca kapalı oyunu çözebilecek, çalım atıp arkadaşlarına alan yaratabilecek bir oyuncunun olmayışı Almanların mağlup ayrılmasında önemli bir rol oynadı. Bu bağlamda Leroy Sane'nin takıma alınmamasının takımı bu tarz maçlarda olumsuz etkileyeceğini düşünüyorum. Bence bu maç tam Sane'nin maçıydı. Çünkü top sürekli Almanya'da olmasına rağmen kanatlar, orta saha, tekrar kanatlar ve tekrar orta saha şeklinde sürekli yan paslarla boşluk aramaya çalıştılar. Fakat kanatlarda Sane gibi çalım konusunda uzman birisi olsaydı durum da maç da çok farklı olabilirdi Panzerler için. Kapalı savunmalara karşı atılan her çalım tüm düzenin bozulması ve sonrasında bir pozisyon ihtimaliyle sonuçlanıyor. Eğer adam eksiltebilselerdi maçı çözmeleri işten bile değildi Almanya için ve bence Löw, Sane'yi almamanın büyük pişmanlığını yaşayacak.

Almanya'nın durumu ile ilgili yazılacak çok şey var aslında ama bunu daha sonra ayrı olarak yazmayı düşünüyorum.



Meksika ise istediği futbolu son dakikaya kadar sahaya yansıttı. Önce durdurdu, sonra golü buldu ve daha sonra da skoru çok güzel bir savunma oyunuyla koruyarak Almanya karşısında galibiyete ulaştı. Attıkları golden sonra birkaç kez kontralarla pozisyon bulsalar da bunlardan yararlanamadılar fakat maçın sonunda istedikleri 3 puana ulaşmışlardı. Turnuva geneline baktığımızda favori olan çoğu takımdan daha hazır bir görüntü sergilediler. Ben dahil olmak üzere birçok kişi Meksika'nın gruptan ikinci olarak çıkacağını düşünüyordum. Ama bu galibiyetle lider olarak çıkma şanslarını oldukça yükselttiler ve büyük ihtimalle bir aksilik yaşamazlarla o şekilde olacak.

Grubun ikinci maçlarında Almanya, İsveç ile Meksika ise Güney Kore ile karşılaşacak.

Bu maçlık anlatacaklarım bu kadardı. Diğer bir yazıda görüşmek dileğiyle.

16 Haziran 2018 Cumartesi

Maçın Ardından: Peru - Danimarka



C grubunun ikinci maçında Danimarka, Peru'yu Poulsen'in 59. dakikada attığı gol ile 1-0 mağlup etti.

Maçın ilk yarısı büyük bir mücadeleye sahne oldu. Peru biraz daha atak oynayan taraftı fakat Danimarka da defansif anlamda iyi işler yapıyordu.  İlk yarıda iki ekip de daha çok uzaktan şutlarla gol aradı fakat başarılı olamadı. 45. dakikada Cueva ile penaltıdan yararlanamayan Peru  soyunma odasına beraberlikle döndü.

İkinci yarıda Peru yine daha atak olan taraf olmasına rağmen Danimarka güzel bir kontra golü ile öne geçti. Peru, Poulsen'in golüne karşılık vermek için maçın geri kalanı boyunca bastırsa da golü bulamadı ve ilk maçından yenik ayrıldı.

Maç Yorumu:

Peru bana göre maçta daha baskın olan taraftı fakat kaçan penaltı ve yedikleri golden sonraki ataklarda golü bulamamaları sebebiyle maçtan mağlup ayrıldılar. Bence bu maçtan bir puan da olsa çıkarmaları çok önemliydi fakat bunu yapamadılar ve ilk maçlarından puansız döndüler.



Yenilgide en kritik pozisyon şüphesiz ki penatıydı. Peru penaltından yararlanabilse ilk yarıyı 1-0 önde tamamlayacaktı ve rakibi soyunma odasına moralsiz gönderecekti. Bu bağlamda penaltının kaçması Peru'yu ciddi derecede etkiledi. Fakat penaltıya rağmen ikinci yarıda kontra ile gelişen golü yemeselerdi galibiyet şansları bile vardı. Ama önce penaltı sonra da kontradan yedikleri gole cevap vermek için çok çalışıp pozisyonlar üretseler de maçtan puansız ayrılmak zorunda kaldılar. Bana göre bu maç onların gruptan çıkma şansı için çok önemliydi. Fakat puansız döndüler ve
işleri artık eskisinden çok daha zor.

Danimarka tarafında ise galibiyete ulaşmanın mutluluğu vardı. Bana göre çok iyi bir maç çıkarmasalar da önce penaltının kaçması sonra da kontra ile attıkları güzel gol ile önce öne geçtiler sonra rakibe pozisyon verseler de maçtan galip ayrılmayı bildiler. Özellikle galibiyette büyük pay kaleci Schmeichel'ındı. Peru'lu futbolcuların son vuruş beceriksizliğinin haricinde Schmeichel'ın kurtarışları galibiyeti Danimarka'ya getirdi ve gruptan çıkmaları için büyük bir şansı takımlarına kazandırdı. Avustralya ve Fransa maçları onlar için çok önemli. Buradan çıkarılacak puan ya da
puanlarla gruptan çıkma ihtimalleri çok yüksek.

Grubun ikinci maçlarında Peru, Fransa ile Danimarka ise Avustralya'yla karşılaşacak.

Bu maçlık yazacaklarım bu şekilde. Diğer yazılarımızda görüşmek dileğiyle.

Maçın Ardından: Arjantin - İzlanda



D grubunun ilk maçında Arjantin ile İzlanda Agüero ve Finnbogason'un karşılıklı golleriyle 1-1 berabere kaldılar.

Maça iyi başlayan Arjantin ilk dakikalarda etkiliydi nitekim 19. dakikada Agüero'nun harika golüyle öne de geçtiler. Fakat İzlanda bu gole çok geçmeden Finnbogason ile yanıt verdi. Ve maçın ilk dakikalarındaki taktiğine geri döndü. Savunmaya gömülen İzlanda kontra ataklarla rakibi zor duruma sokmaya çalıştı.

Maçın ikinci yarısında Arjantin öne geçmek için çok uğraştı ve penaltı da kazandı fakat Messi penaltıdan yararlanamadı. Sonraki dakikalarda Arjantin daha fazla yüklense de sonuç alamadı ve maç 1-1 sonuçlandı.

Maç Yorumu:

Arjantin aslında maça istediği gibi başlayıp golü de bulmuştu ki İzlanda'nın kontrasını durduramadılar ve hemen cevap aldılar. Bunun sonucunda oyunda biraz da olsa düştüler.



İkinci yarı daha da baskın oynuyorlardı penaltıyı da buldular fakat penaltıyı Messi değerlendiremedi. Bunun sonucunda oyundan da biraz düştü Messi psikolojik olarak. Zaten sonrasında da normalde yapmayacağı tercihlerle top kayıpları yaşadı. Bu da tüm takımı olumsuz etkiledi. Gruba kısmen kötü başlasalarda ilerleyen maçlarda toparlayıp kendilerinden beklenilen oyunu sergileyeceklerini düşünüyorum.

İzlanda tarafı için ise tam istedikleri türde bir maç oldu. Messi'nin etkisizliği tabii ki bunda büyük bir rol oynadı ama Messi'nin etkisiz olmasında İzlanda'nın takım savunması çok önemliydi. Gole hemen cevap vermeleri de toparlanıp kendi oyunlarına dönmelerine yardımcı oldu. Bu maçtan puan çıkarmaları açıkçası çok önemliydi İzlanda için. Ve gruptan çıkmak için daha önlerinde iki maç olsa da büyük ihtimalle bu maçtan aldıkları puan ileride çok işlerine yarayacak.

Grubun ikinci maçlarında Arjantin, Hırvatistan'la, İzlanda ise Nijerya ile karşılaşacak.

Bu maçlık yazacaklarım bu şekilde. Diğer yazılarımda görüşmek dileğiyle.

Maçın Ardından: Fransa - Avustralya



C grubunun ilk maçında Fransa, Avustralya'yı Griezmann ve Pogba'nın attığı gollerle 2-1 yendi. Avustralya'nın tek golünü Jedinak penaltıdan kaydetti.

Maça damgasını ise çizgi teknolojisi ve video yardımcı hakem uygulaması vurdu. Fransa önce video yardımcı hakem uygulaması ile penaltı kazandı. Daha sonra da çizgi teknolojisi sayesinde ikinci golü buldu ve maçı kazandı.

Maça Fransa düşük tempoyla başladı ve neredeyse tüm maçı bu şekilde devam ettirdi. Avustralya ise kapalı bir oyunla penaltı pozisyonuna kadar istediğini almıştı fakat sonrasında gelen gole karşılık cevap verse de Pogba'nın golüne engel olamadı ve iyi oyununa rağmen sahadan puansız ayrıldı.

Maç Yorumu:

Elindeki geniş kadro ile turnuva öncesinde kendisinden çokça söz ettiren Fransa kendilerinden beklenilen performansın çok uzağındaydı. Herkesin Avustralya karşısında rahat bir galibiyet almasını beklediği takım tüm maç boyunca net olarak adlandırılabilecek 2-3 pozisyon haricinde etkili değildi. Özellikle hücum anlamında çok etkisizlerdi.



Tolisso ve Dembele'nin etkisiz oyunları beklerden hücumsal anlamda alınamayan katkı derken maç çıkmaza girmişti ki penaltı ile maça tutundular. Daha sonra çok geçmeden verilen bir diğer penaltı ile beraberlik sağlandı. Maç o şekilde gidecek derken Pogba'nın başrolde olduğu paslaşmalar ile ikinci golü buldular ve sahadan galip ayrıldılar. Fakat bu şekilde devam ederlerse gruptan çıksalar bile daha sonrası için şansları çok düşük.

Avustralya ise gerek takım savunması gerek savaşçı oyunları olsun beklenilenden çok daha iyiydi Fransa karşısında. Özellikle orta sahanın performası çok önemliydi. Maç içerisinde neredeyse hiçbir zaman orta sahayı Fransa'nın konrtolüne bırakmadılar. Bu bağlamda Mooy ve Jedinak'ın katkıları çok önemliydi. Özellikle Mooy'un performansını çok beğendiğimi söylemeliyim. Hem defansif müdahalelerinde hem de pas dağıtımında çok etkiliydi. Gruptaki sonraki maçları daha kolay olmayacak ama bu oyuna diğer maçlarda da devam ederlerse gruptan çıkmaları zor gözükse de puan almaları muhtemel.

Grubun ikinci maçlarında Fransa, Peru'yla, Avustralya ise Danimarka ile karşılaşacak.

Maç ile ilgili yorumlarım bu şekilde. Sonraki yazımda görüşmek dileğiyle.

15 Haziran 2018 Cuma

Maçın Ardından: Fas - İran



B grubunda İran, Fas'ı Bouhaddouz'un 90+5'te kendi kalesine attığı golle 1-0 mağlup etti.

Maç son dakikalara kadar ortada geçti. Çok fazla pozisyonun olmadığı maçta orta sahada kıyasıya mücadele vardı. Kaliteli ayaklara sahip olan Fas, beklenen oyunu sergileyemedi. Rakibine göre topa daha fazla sahip olsa da bu pozisyon üretmede yeterli olmadı.

İran ise takım olarak savunmada Fas'ı durdurmayı bildi. Zaman zaman da kontralarla etkili olan İran, mücadeleci oyununun emeğini 90+5'te kazandığı serbest vuruş sonrası fazlasıyla aldı. Ve Fas'ı 1-0 mağlup etti.

Maç Yorumu:

Fas elindeki iyi kadroya rağmen beklediğimden çok kötüydü. Ziyech'in şutu ve ilk yarıdaki karambol pozisyonunun haricinde neredeyse hiç gole yaklaşamadılar. Adeta galibiyeti istemiyorlarmış gibi bir oyun oynadılar. Ve kağıt üzerindeki en kolay rakiplerine yenildiler, bundan sonraki maçları çok daha zor geçecek ve bence iki maçtan da puan almaları zor gözüküyor bu oyunla.

İran ise kolay lokma olmayacağını gösterdi tüm maç boyunca. Fas'a iki pozisyon haricinde çok net pozisyonlar vermediler. Özellikle kontralarda etkin olabileceklerinin mesajını verdiler. Ve hırslı oyunlarının sonucunu galibiyetle aldılar. Bundan sonraki maçları bu maça göre çok daha zor olsa da bu maç ile tüm dünyaya savaşacaklarını gösterdiler.



Grubun ikinci maçlarında Fas, Portekiz'le, İran ise İspanya'yla oynayacak.

Bu maç için yorumlarım bu şekildeydi. Diğer maçlarda ve diğer yazılarda görüşmek dileğiyle.

Maçın Ardından: Uruguay - Mısır



A grubunda ilk maçlar Uruguay - Mısır karşılaşmasıyla tamamlandı. Maçı Uruguay, Gimenez'in 89. dakikada attığı golle 1-0 kazandı.

Maça iki ekip de kontrollü başladı. İlk yarıda Suarez ile gol girişimlerinde bulunan Uruguay bu girişimlerden sonuç alamadı. Mısır ise Warda ve Trezeguet ile etkili olmaya çalıştı.

İkinci yarıda ise Mısır kontrollü oyunundan vazgeçmedi. Özellikle maçın sonuna kadar takım savunmasını elden bırakmadı. Uruguay ilk yarıda olduğu gibi etkisiz devam ediyordu ikinci yarıya. Yapılan oyuncu değişiklikleri de istenen sonucu verememişti ki 89. dakikada kazandıkları serbest vuruşta yapılan orta ile golü atana dek. Uruguay bu gol ile skoru 1-0'a getirdi ve maçı da bu skorla kazanmayı bildi.

Maç Yorumu:

Mısır maça 1 puan için çıkmış gibi oynadı ve maçın sonunda gelen gol olmasaydı da bunu başaracaklardı. Özellikle takım savunması anlamında iyi iş çıkardılar tüm maç boyunca Uruguay'ın 2-3 tane haricinde gol pozisyonu yoktu. Olanlar da zaten çok net gol pozisyonları değildi. Büyük ihtimalle kalan iki maçını bu maçta oynadığı taktikle oynamayacak. Zaten takıma Salah'ın da katılacağını düşünürsek çok daha farklı bir hale bürünecek takım. Salah'ın olmamasına rağmen Trezeguet ve Warda çok iyi iş yaptı. Salah ile birlikte bu 3 oyuncu çok can yakabilir diğer iki maçta.

Uruguay ise beklenilen performansın altındaydı. İlk etapta durgun başlayan ekip Suarez ve Cavani ile pozisyon bulmaya çalıştı ama çok net bir pozisyon yaratamadılar. Bu iki oyuncu özellikle kanatlardan beklediği katkıyı alamadı. Bana göre ilk bölümde Nandez iyidi fakat ikinci yarıda Arrascaeta ile oyundan çıkarıldı. Yerlerine giren Sanchez ve Rodriguez bana kalırsa onlardan daha kötü performans gösterdi maç içinde. Tabii golün Sanchez'in asistiyle gelmesi haricinde.



Bunlar dışında Varela ve Caceres'in performansı ofansif anlamda kötüydü. Bana kalırsa bu iki oyuncunun katkısı ilerleyen maçlarda çok önemli bir etken olacak. O yüzden bugünkünden çok daha iyi bir performans sergilemeleri gerek.

Puan Durumu:



Gruptaki ikinci maçlarda Mısır, Rusya ile Uruguay ise Suudi Arabistan ile karşı karşıya gelecek. Özellikle burada Mısır - Rusya karşılaşması grubun kaderi için önemli bir yere sahip. Tamamlanan birinci maçlar itibariyle Rusya ve Mısır maçı çok büyük bir çekişmeye sahne olacak gibi duruyor.

Bu maçlık söyleyeceklerim bu kadardı. Diğer bir maç yazısında görüşmek dileğiyle.

14 Haziran 2018 Perşembe

Maçın Ardından: Rusya - Suudi Arabistan



Kupanın açılış maçında Rusya - Suudi Arabistan'ı 5-0 ile geçti. Rahat bir galibiyet alan ev sahibi, A grubuna 3 puan ile başladı.

Rusya maçın henüz 12. dakikasında Gazinsky'nin kafa golüyle 1-0 öne geçti. Ev sahibi ikinci golü kovalarken 22. dakikada Dzagoev'in sakatlanması ile büyük bir hüsrana uğradı. Fakat Dzagoev yerine oyuna giren Cheryshev etkili bir oyun ortaya koydu. 42. dakikada çok güzel bir gol atarak skoru 2-0'a
getirdi. Ve ilk yarı bu skorla tamamlandı.

İkinci yarıda yine etkili olan takım Rusya'ydı. 70. dakikada Smolov'un yerine oyuna giren Dzyuba, bir dakika sonra attığı kafa golüyle skoru 3-0'a getirdi. Bu golden sonra tamamen rahatlayan Ruslar, 90+1'de Cheryshev'in muhteşem golü ve 90+4'te de Golovin'in güzel frikiğiyle maçı 5-0 kazandı.

Maç Yorumu:

Maçın ilk 5 dakikasında etkili olmaya çalışan Suudi Arabistan yediği golden sonra tamamen düştü ve neredeyse maçın hiçbir anında etkili olamadı. Hal böyle olunca da oyunun tüm kontrolü Rusya'nın eline geçti. Ve ev sahibi ekip rahat bir oyunla kazanmasını bildi.

Rusya'da Golovin, Cheryshev ve Gazinsky performanslarıyla öne çıktı. Özellikle Golovin 3 gole direkt etkide bulunarak bize sonraki maçlarda yapabileceklerinin kısa bir özetini gösterdi. Dzagoev sakatlandıktan sonra oyuna giren Cheryshev ise attığı iki güzel gol ile takımı için gelecek
maçlarda önemli bir koz olacağının sinyalini verdi.



Rusya'nın son iki maçı gruptaki en ciddi rakipleriyle olacak. İlk olarak Mısır ile karşılaşacak olan ekibin şansı bana göre Mısır'dan biraz daha düşük.

Suudi Arabistan'da ise sol bek Al Shahrani ve forvet Al Sahlawi takım arkadaşlarına göre iyidi. Gelecek maçlarda da takımlarının en büyük silahları olacaklar. Fakat sonraki maçları da bu maçtan daha kolay geçmeyeceğini düşündüğüm ekip önce Uruguay sonra da Mısır ile karşı karşıya gelecek. Ve bana göre büyük ihtimalle grubu puansız tamamlayacaklar.

Maç ve grubun sonraki maçları hakkındaki görüşlerim bu şekilde. Ama her şeyden önce Uruguay - Mısır maçını bekliyor olacağız.

Sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle.

11 Haziran 2018 Pazartesi

F1 Kanada GP



Kanada GP'nin kazananı pole pozisyonundan başlayan Vettel oldu. Alman sürücü tüm yarış boyunca istikrarlı bir performansla galibiyeti aldı ve liderliği ele geçirdi.

Yarışta diğer iki sıra ise sıralama turlarındaki gibi sonuçlandı ve Bottas ikinciliği, Verstappen ise üçünlüğü korudu.



4. 5. ve 6. sıralardaysa sıralama turlarına göre değişim vardı. Ricciardo yarışa 5. sıradan başlayan Raikkonen ve 4. sıradan başlayan Hamilton'u geçti. Red Bull sürücüsü 6. sıradan başladığı yarışı 4. sırada bitirdi. Bu performansta Hypersoft lastiklerle yarışa başlamanın avantajı önemliydi. Verstappen'de yeterince işe yaramasa da Ricciardo bunun avantajını iyi kullandı ve önce başlangıçta Raikkonen'i sonra pit ile de Hamilton'u geçerek büyük bir iş yapmış oldu. Tabii burada Mercedes için en büyük dezavantaj Hamilton'un ultrasoft lastiklerle başlamasına rağmen 17.tur gibi erken bir sürede pite girmek zorunda kalmasıydı.

İlk 6 dışında ise Renault sürücülerinin başarılı performansı vardı. Hulkenberg 7. Sainz ise 8. olarak tamamladı yarışı.

Diğer önemli olaylar;

Yarışın henüz ilk turunda Stroll ve Hartley kaza yaparak yarış dışı kaldılar.

Yarışın sonuna doğru Alonso, Monaco'dan sonra tekrar aracında oluşan arıza ile yarışı bırakmak zorunda kaldı.

Grosjean 20. sıradan başladığı yarışı 12. sırada, Gasly ise 16. sırada başladığı yarışı 11. sırada bitirdi.

Yazar Yorumu;

Vettel git gide tempo tutuyor. Devam eden yarışlarda rakiplerine karşı daha da zorluk çıkaracak gibi duruyor.

Hamilton son yarışlardaki düşüşünü sürdürüyor. Hatta bu sezon birçok yarışta Bottas kendisinden daha iyiydi. Son yarışlarda sürekli araçtaki sorunları dile getiren Hamilton, kendini toparlayamazsa şampiyonluk yolunda ciddi yaralar alabilir. Diğer taraftan Bottas, Hamilton'a göre daha iyi ve istikrarlı yarışlar çıkarıyor. 

Ricciardo ise istikrarlı ve sakin bir şekilde performansına devam ediyor. Verstappen de ilk yarışlardaki kazalarından sonra daha çekingen ama doğru şekilde devam ediyor yarışlara. Daha iyi olmak istiyorsa Ricciardo'dan öğreneceği çok şey var. Biraz sakin devam ederse ileride şampiyonluk kovalayacak yarışçı konumuna gelebilir.

Bu yarışlık yazacaklarım bu kadar. Bir sonraki yarışta görüşmek dileğiyle.

10 Haziran 2018 Pazar

Dünya Kupası Öncesi Son Durumlar ve Tahminler



A Grubu
(Uruguay - Mısır - Rusya - Suudi Arabistan)

A grubunda mücadele edecek 4 takım arasından Uruguay ön plana çıkıyor. 2010'da yarı final, 2014 ise son 16 başarısı gösteren takım, bu başarılarını geliştirmek için sahada olacak. Muslera, Godin, Bentancur, Cavani ve Suarez gibi yetenekleri kadrosunda bulunduran Uruguay grubun açık ara favorisi durumunda.

Grup Mısır ve Rusya'nın kıyasıya çekişmesine sahne olacak gibi gözüküyor. Mısır'da Salah'ın sakatlıktan dönüşü ve takımın defansif anlamdaki yeterliliği grubun kaderini etkileyecek gibi. Öte yandan Rusya'nın ev sahibi avantajı ve bunun getirdiği taraftar desteğiyle Mısır'ın karşısında durmaya çalışacak. Fakat kadro kalitesi ve düşük takım performansı hedeflerine giden yolda takıma ayak bağı olabilir. Bana göre bu iki takım arasında bir adım da olsa Mısır avantajlı duruyor.

Grubun bir diğer takımı ise Suudi Arabistan. Afrika ekibi kadro kalitesi ve oyun olarak gruptaki diğer takımlara göre biraz geride kalıyor. Bir sürpriz olmazsa Arabistan grubu son sırada tamamlayacak gibi gözüküyor.

Sonuç ne olur bilinmez ama gruptan çıkacak olan 2 takımı da B grubundan sert takımlar karşılayacak. Bu bağlamda Uruguay'ın bir nebze şansı olsa da gruptan çıkacak diğer bir takımın pek şansı yok gibi.

Yazar Tahmini;
1-Uruguay
2-Mısır
3-Rusya
4-Suudi Arabistan


B Grubu (İspanya - Portekiz - Fas - İran)

B grubu, A grubuna göre daha iyi takımlardan oluşuyor. Fas ve İran, son Avrupa Şampiyonu Portekiz ve İspanya karşısında gruptan çıkma şanslarını değerlendirmeye çalışacaklar. Fakat İran'ın son dönem performanslarına bakıldığında Fas kadar şansı olmayacak gibi duruyor. Fas ise Belhanda, Ziyech, Amrabat gibi yeteneklerle İran'a göre daha şanslı durumda olsa da işleri hayli zor.



İspanya ve Portekiz gruptaki diğer 2 takıma göre daha iyi ve daha formda durumda. Kadro kalitesi olarak ve Dünya Kupası öncesinde oynadığı maçlardan izlenimlerle İspanya turnuvanın da en büyük favorilerinden biri. Portekiz ise İspanya kadar iyi durumda olmasa da ne kadar iyi takım oyunu oynadıklarını son turnuvada göstermişti. Fas bu 2 takımı elbette zorlayacaktır fakat ben bu gruptan pek de sürpriz beklemiyorum.

Gruptan çıkacak 2 takım, A grubundan gelecek takımlarla karşılaşacak. Burada ise Portekiz - Uruguay ya da İspanya - Uruguay gibi bol çekişmeleri eşleşmeler yaşanabilir.

Yazar Tahmini;
1-İspanya
2-Portekiz
3-Fas
4-İran


C Grubu (Fransa - Avustralya - Peru - Danimarka)

Grubun hatta turnuvanın açık ara favorilerinden Fransa, grubu rahatlıkla birinci sırada tamamlayabilecek bir kadro yapısına sahip. Grubun diğer takımları olan Avustralya, Peru ve Danimarka arasında büyük bir çekişme olacak. Bu 3 takım arasında Avustralya diğerlerine oranla biraz daha zayıf bir takım. O yüzden ikincilik savaşı Peru ve Danimarka arasında geçecek gibi duruyor. Bu iki takım arasında da Danimarka'yı az da olsa önde görüyorum.

Gruptan çıkacak iki takım D grubundan gelecek takımlarla karşılaşacak, bu takımlar arasında da Arjantin, İzlanda ve Hırvatistan gibi ekipler bulunuyor.

Yazar Tahmini;
1-Fransa
2-Danimarka
3-Peru
4-Avustralya


D Grubu (Arjantin, İzlanda, Hırvatistan, Nijerya)

D grubunda Arjantin diğerlerine göre bir adım önde olarak görülse de grupta İzlanda ve Hırvatistan ve Arjantin arasında büyük çekişme olacağını düşünüyorum. Messi'li Arjantin için bu turnuva çok kritik, zira Messi'nin kazandığı birçok başarı arasında olan en büyük eksik Dünya Kupası. Bu yüzden turnuvaya gruptaki diğer takımlara göre daha fazla asılacaklardır.



Hırvatistan'ı ise İzlanda'ya göre bir nebze daha avantajlı görüyorum. Nijerya'nın diğer 3 takıma göre şansı daha düşük.

Gruptan çıkan iki takımdan birini C grubundan Fransa karşılayabilir bu da takımlar için gerçekten şanssız bir durum. Olası bir Arjantin, Fransa eşleşmesi biz taraftarlara erken final izletebilir.

Yazar Tahmini;
1-Arjantin
2-Hırvatistan
3-İzlanda
4-Nijerya


E Grubu (Brezilya - İsviçre - Kosta Rika - Sırbistan)

Grubun açık ara en önde takımı Brezilya. Zaten Sambacılar turnuvanın da en büyük favorilerinden biri. Dolayısıyla grupta pek bir sıkıntı yaşamazlar diye düşünüyorum. Diğer gruplarda olduğu gibi bu grupta da ikincilik için kıyasıya bir yarış olacak. İkincilik yarışı için Sırbistan diğer takımlara göre öne çıkıyor. Özellikle savunma kalitesiyle diğer ekiplere karşı üstünlük kurabilir.



Gruptan çıkacak takımları Almanya ve Meksika gibi ciddi rakipler karşılayabilir. Bu da sonraki tur için çekişlmeli eşleşmeler
görebiliriz demek.

Yazar Tahmini;
1-Brezilya
2-Sırbistan
3-Kosta Rika
4-İsviçre


F Grubu (Almanya - Meksika - İsveç - Güney Kore)

F grubunun en önemli ekibi Almanya turnuva öncesi hazırlık maçlarında yeteri kadar iyi bir performans sergileyemedi. Fakat bu grubu lider bitirememesi için bir engel değil. Zaten Almanya yıllardır katıldığı tüm turnuvalarda iyi ya da iyiye yakın bir performansla istikrarlı bir oyun sergiliyor. Bu yüzden Almanya'nın grubu birincilikle bitireceği kanısındayım.



Almanya'dan sonra grubun en güçlü ekibi Meksika'nın da gruptan çıkma ihtimali diğer ekiplere göre daha yüksek. İsveç ve Güney Kore ise Almanya ve Meksika'ya karşı savaşıp gruptan çıkmak için uğraşacaklardır fakat şanslarını bu ekiplere göre düşük görüyorum.

Gruptan çıkan takımları Brezilya gibi bir dev ve Sırbistan karşılayabilir. Bu yüzden gruptaki sıralamalarda çok önemli, zira burada da Brezilya, Almanya gibi erken bir final izleyebiliriz.

Yazar Tahmini;
1-Almanya
2-Meksika
3-İsveç
4-Güney Kore


G Grubu (Belçika - İngiltere - Panama - Tunus)

Bu grup diğerlerine göre daha az çekişmeli olacakmış gibi duruyor. Zira Belçika ve İngiltere'nin diğer ekiplere göre daha iyi kadro ve daha iyi bir takım iskeletine sahip olduğu aşikar. Bu gruptaki en önemli şey şüphesiz birincilik savaşı olacak. Burada ise Belçika'yı İngiltere karşısında bir adım önde görüyorum.

Grubun diğer ekipleri Panama ve Tunus'un şansı az olsa da Tunus'un belki ikincilik için bir hamle şansı olabilir.

Gruptan çıkan iki takımı diğer grupların eşleşmelerine nazaran daha kolay rakipler bekliyor olacak. Zira diğer grupta İngiltere ve Belçika'ya kolay yem olabilecek tarzda takımlar var.

Yazar Tahmini;
1-Belçika
2-İngiltere
3-Tunus
4-Panama


H Grubu (Polonya - Senegal - Kolombiya - Japonya)

H grubu diğer gruplara göre daha çekişmeli bir yarışa sahne olacak gibi gözüküyor. Buradaki takımlar diğerlerine göre daha yakın takımlardan oluşmakta ve diğer gruplardaki gibi üst seviye takım grup içerisinde yok. Gruptaki en önemli güç Kolombiya, özellikle kadrosundaki ileri hattı diğer takımlara göre çok önde. Fakat yine de Polonya ve Senegal de bu yarışa katılıp 3 takımın çekişmesiyle gruptaki 2 takım belli olabilir. Bu çekişmede Kolombiya'yı biraz daha önde görüyorum. Diğer bilet için Senegal ve Polonya arasında ciddi bir çekişme olacak. Buradan çıkacak sonucu kestirmek hayli zor.

Grubun diğer takımı Japonya'nın ise diğer takımlara göre daha az şansı bulunuyor.

Gruptan çıkacak iki takımın karşılaşacağı muhtemel ekipler arasında Belçika ve İngiltere bulunuyor. Kolombiya'nın İngiltere'ye karşı bir şansı bulunabilir fakat diğer takımlar açısından Belçika ve İngiltere eşleşmeleri hayli zor olacak gibi.

Yazar Tahmini;
1-Kolombiya
2-Senegal
3-Polonya
4-Japonya

Çekişmeli maçlara sahne olacak turnuva için şimdilik söyleyeceklerim bu kadar. Yazılarım turnuva başlangıcı itibariyle devam edecek. O zamana kadar görüşmek dileğiyle.

NBA Final Serisi



Dün gece oynanan maçla Nba'in 2018 şampiyonu Golden State Warriors oldu. Seriyi 4-0 ile süpüren Warriors son 4 sezondaki 3. şampiyonluğunu kazandı.

Seriye GSW tarafında Durant ve Curry damga vururken, Cavs'da ise Lebron James öne çıktı. James ile Cleveland ilk maçta ve serinin üçüncü maçında etkili olmasına rağmen iki maçta da sonuca ulaşamadılar. Özellikle ilk maçta talihsizce kaçan galibiyet serinin buralara gelmesindeki en büyük etken oldu.

Warriors'un evindeki maça Lebron önderliğindeki Cavs çok hızlı ve hırslı başlamıştı ki son saniyelerde önce Love'nin Curry'e yaptığı faul, sonrasında Hill'in kaçırdığı serbest atış ve en sonunda J.R.Smith'in unutkanlığı mı demeli ne demeli bilmiyorum ama yaptığı büyük hatayla maç Cavs tarafından altın tepside GSW'a sunuldu. Bu maç sonrasında serinin Warriors'a yakın olduğu herkes tarafından kabul görülmüş gibiydi. Nitekim ikinci maçta Warriors bunu çok net gösterdi.

Seri 2-0 olmasına rağmen herkes Cavs'ın evindeki üçüncü maçı merakla bekliyordu. İlk maçta olduğu gibi maça iyi başlayan Cleveland, GSW'ın üçüncü periyottaki muhteşem performansıyla geriye düştü ve yine maç Warriors'un oldu. Bu galibiyetle GSW sadece bir maç almıyor, aynı zamanda Cleveland'a en iyi oyununuzu oynasanız bile karşınızda muhteşem bir takım var imajını ilk maçtan sonra yine, yeniden gösteriyordu.

Serinin dördüncü ve son maçı ise ikinci maçta olduğu gibi GSW adına diğer maçlara göre daha kolay geçti ve sonunda 4-0 gibi ezici bir seriyle şampiyonluğu Warriors'a getirmiş oldu.



Cavs'a şampiyonluğu getiremeyen;

Lebron'un muhteşem play-off oyununa rağmen Cleveland seride bir galibiyet bile alamadı. Bunun altında yatan birçok sebep var tabii ki. Bana göre en önemlisi Lebron'un yanında oyununa ayak uyduracak, sazı eline alabilecek, ihtiyaç olduğunda sahneye çıkıp takımı deyim yerindeyse ipten alabilecek bir oyuncu olmamasıydı. Bu bağlamda baktığımızda Love, Hill ve J.R. Smith hatta Tristan Thompson yeterli katkıyı veremedi. Ve Lebron çok yalnız bırakıldı. Bu yüzden de aslında zaten seri başlamadan da şampiyon olacak takım belli gibiydi. Ama birinci ve üçüncü maçta tüm bu olumsuzluklara rağmen Cavs bir şeyler yapmaya çalıştı fakat yeterli olmadı. Bu bağlamda birinci ve üçüncü maçlar kritikti fakat Cleveland bu maçları alsaydı da seriyi kazanmaları için yeterli olmayabilirdi. Zira kadroları en iyi oynadıkları maçı bile (ilk maç) kazanmaya yetecek kadar iyi değil.



Golden State'ye şampiyonluğu getiren;

Zaman zaman beklenenden düşük bir performans gösterse de GSW seriyi Cavs'a göre iyi oynadı ve tarihe bir şampiyonluk daha yazdırdı. Geçen yıl olduğu gibi seride Durant'in katkısı çok büyük ve çok kritikti. Diğerlerinin aksine ben Curry'in değil de Durant'in seriyi getirdiğini düşünenlerdenim. Zira serideki en kritik iki maçı (birinci ve üçüncü) Durant'ın iyi oyunuyla kazandılar. Evet Curry ikinci ve dördüncü maçlarda çok büyük oynadı ama seriyi getiren bana göre birinci ve üçüncü maçlardı. İlk maçta Cavs umutlarının büyük bir kısmını bitirdiler, üçüncü maçta da tamamını. Bu yüzden benim serideki en önemli oyuncu olarak gördüğüm kişi Durant.

Curry ve Durant'in muhteşem performansları dışında Green, Thompson'ın katkıları çok önemliydi. Hatta bu iki oyuncu o kadar iyilerdi ki herhangi birini Lebron'un yanında görsek serinin kaderi değişebilirdi. Bu iki oyuncu haricinde ilk maçlarda yokluğunun hissedildiği Iguodala ve McGee'nin performansları eklenince Golden State şampiyonluğa kolayca ulaştı.


Seneye nasıl olur bilinmez ama Cleveland'a birkaç iyi oyuncu takviyesinin gerektiği besbelli. Ya da Lebron'a Cleveland'dan daha iyi bir takım...

F1 Kanada Sıralama Turları


Yarın yapılacak Kanada GP'nin sıralama turları sonucunda pole pozisyonu Ferrari pilotu Vettel'in oldu.

Son bölüme Mercedes, Ferrari, Red Bull, Renault ve Force India pilotları kaldı. Ve bu bölümde Mercedes, Ferrari ve Red Bull pilotlarının kıyasıya yarışması vardı.

Q3'teki ilk haklarda Vettel, Bottas, Raikkonen sıralaması vardı fakat son haklarda bu sıralama değişti. Sıralama turları sonucunda, Vettel, Bottas, Verstappen ilk üç sırayı alırken sırasıyla Hamilton, Raikkonen ve Ricciardo onların ardından geldi.

Sıralamalar şu şekilde;


Sıralama turlarına Grosjean dışında herkes katıldı. Birinci bölümün başında motorundan duman çıkan Grosjean seansa erken veda etti. Haas sürücüsü yarışa son sıradan başlayacak.

Kanada GP'si 10 Haziran pazar günü 21:10'da yapılacak ve S Sport'tan yayınlanacak.

Yazar Görüşü

Vettel yine bildiğimiz gibi çok hırslı bir şekilde yoluna devam ediyor. Monaco'da alamadığı galibiyeti pole'u kaptığı yarışta daha da istekli olarak kovalayacaktır. Ardından gelen Bottas bu sezon oldukça iyi hatta takımın birinci yarışçısı olarak görülen Hamilton'dan sezonun büyük bir bölümünde daha iyiydi. O da yarışta Vettel'in hatasını bekleyip hamle yapmak isteyecektir. Tabi hemen ardındaki 20'lik Verstappen'i unutmadan.

Ve diğerleri, Hamilton, Raikkonen, Ricciardo... Daha birçok şey yazılabilir yarışla alakalı ama kısa tutacağım, bizi çok çekişmeli bir yarış bekliyor.

Yarış sonrasında görüşmek üzere.

9 Haziran 2018 Cumartesi

Geri Dönüş



Herkese merhaba, Dünya Kupası vesilesiyle yazı yazmaya yeni bir blog ile geri dönüyorum. Bunu da ilk yayınla duyurmaya karar verdim. Yazılar ise yakında burada sizlerle olacak.