12 Ekim 2020 Pazartesi

Boşa Harcanan Fırsatlar


Galatasaray'ın son yıllarda transferde zorluklar çekmesinin en büyük sebebi geçmiş dönemde verilen yanlış kararlar. Ele geçen birçok fırsatın boşa harcanması ve ihtiyaca göre değil de taraftar isteğine göre transfer yapılması, bugünlerde yönetimin elinin kolunun bağlanmasının nedeni.

Ben de bu yazıda önceki transfer dönemlerinde yapılan hataları ve bunun doğurduğu sonuçları anlatmak istedim.

Bugünün durumuna bakmak için, geçmişteki hataları gözden geçirmek gerek. Her şeyin başladığı döneme gidelim. 2018 yaz transfer döneminde Galatasaray, Uefa'nın FFP kapsamında imzalanan anlaşma ile sadece sattığı kadar harcayabileceği bir döneme girdi. 2018 yaz döneminden bu yana inceleyelim.

Not: Bu bölümde sadece bir ücretle alınan-satılan ya da kiralanan futbolcular olacaktır. Bonservissiz ya da herhangi bir ücret ödenmeden kiralanan oyuncular bulunmayacaktır.



2018 Yaz


Giden:

Gomis     6 milyon €
Cavanda  2.4 milyon €
Carole     750 bin €

Gelen:

Emre Akbaba           4 milyon €
Nagatomo                2.5 milyon €
Onyekuru(Kiralık)   800 bin €
Ndiaye (Kiralık)      750 bin €
Ömer Bayram          400 bin €
Birhan Vatansever   81 bin €

İlk dönem harcamaları bunlar. Asıl sorunun başladığı zaman da burası bence. Gomis 6 milyona satılıyor. Bu sırada takımda sadece bir santrfor var. İki sezondur güven vermeyen Eren Derdiyok. Yerine bir santrfor alınmaması ya da kiralanmaması bu dönemin en kötü kararı. Bunun al-sat dengesinin arkasına sığınılıp yapılması ise başlı başına bir sorumsuzluk örneği. Taraftarın gazıyla alınan Emre Akbaba, bir sezon önce devre arasında gelen ve teknik ekibin isteğiyle yaşı göze alınmaksızın 2.5 milyon € gibi yüksek bir para ödenen Nagatomo da aynı hatanın devamı. Bu kararlar geleceği de etkiledi tabii ki. Gelelim ara transfere.


2019 Kış

Giden:

Ozan Kabak                    11 milyon €
Garry Rodrigues             9 milyon €
Maicon (1.5 yıl kiralık)  1.7 milyon €

Gelen:

Diagne         13 milyon €
Marcao        4 milyon €
Luyindama  3 milyon € (Zorunlu satın almalı kira ücreti)

Yaz transfer döneminin acısının çekildiği ve Serdar Aziz ve Tolga Cigerci'nin gönderilmesi gibi bir
takım radikal kararların alındığı transfer dönemi.

Sezona santrforsuz başlayan Galatasaray, ilk devre boyunca bunun acısını ciddi şekilde çekti ve bunun üzerine devre arası ciddi bir santrfor operasyonu yapıldı. Mitroglou kiralandı. Fakat Ozan Kabak'tan gelen beklenmedik gelirle birden elinde parayı gören yönetim, Fatih Terim'in de onayıyla Diagne'ye yönelerek önceki döneminin yanlışına devam etti. Bu dönemin en güzel getirileri de Marcao ve Luyindama hamleleriydi. Burada özellikle Diagne yerine daha uygun bir oyuncuya yönelip, Luyindama'nın bonservisinin tamamının ödenmesi çok mantıklı olabilirdi. 



2019 Yaz


Giden:

Fernando                      4.5 milyon €
Diagne (Kiralık)           3.35 milyon €
Mitroglou (Kiralık)      1.25 milyon €
Ozornwafor (Kiralık)   200 bin €
İsmail Çipe                   25 bin €

Gelen:

Luyindama    5 milyon € (Zorunlu satın alma)
Ozornwafor   300 bin €
Seri (Kira)     1.5 milyon €
Lemina          1 milyon €
Andone         700 bin €
Emre Mor     190 bin €

Bu dönemde ise önceki iki dönemden de farklı bir transfer stratejisi izlendi. Kazanılan paranın ciddi bir bölümü oyuncuların kira bedellerine gitti. Burada en önemli kısım da Luyindama için ödenen zorunlu satın alma ücreti. Bir önceki dönemin hatası olmasa ve Luyindama'nın 5 milyon €'luk satın alma ücreti aynı dönem ödenseydi, bu transfer döneminde Galatasaray'ın eli çok daha rahat olacak ve belki de kiralık oyuncular yerine potansiyelli, ilerde para getirebilecek genç oyunculara yöneleceklerdi.

2020 Kış

Giden:

Babel (Kiralık)  1.55 milyon €
Emre Taşdemir  92 bin €

Gelen:

Onyekuru  750 bin € (6 ay kiralık)
Saracchi    500 bin € (1.5 yıl kiralık)

Yaz transfer döneminde yapılan kadro planlama hatası ve sonucunda gelişen bir transfer dönemi daha. Yapılan kısıtlı takviyeler. Satılamayan oyuncular, dolayısıyla kazanılamayan para ve aynı yaz transfer döneminde olduğu gibi mecbur kalınan kiralık oyuncu transferleri.



2020 Yaz


Giden:

Maicon                                 1.43 milyon €
Jimmy Durmaz (Kiralık)     291 bin €

Gelen:

Etebo (Kiralık)                  750 bin €

Son dönemin transfer bilançosu da bu şekilde. Önceki dönemde yapılan hataların, kullanılamayan fırsatların elbette bir sonucu olacaktı. O da 2020 yaz transfer dönemine denk geldi.

Galatasaray, bir önceki yaz transfer döneminde, çoğunluğu kiralık oyuncularla da olsa, kadrosunu güçlendirebilmişti. Strateji doğru ya da yanlış. En azından bu hamleler yapılabiliyordu. Geldiğimiz dönemde bunun bile yapılamamış olması durumun ne kadar vahim olduğunun bir göstergesi.

Gomis'ten gelen parayla, bir santrfor değil de sözleşmesinin son yılındaki Emre Akbaba'nın alınması ve 30'un üstündeki Nagatomo'ya 2.5 milyon € bonservis ödenmesi, ara transferdeki gelirin büyük bir bölümünün Diagne transferine harcanması, sonraki dönemde Fernando'nun satışı haricinde yeterince iyi bir gelirin olmaması, aynı dönem kiralık oyuncular için harcanan paralar ve günümüzde transfer yapamayan bir Galatasaray...Bugünkü durumda bu ve bunlar gibi birçok hatanın payı oldukça yüksek. Ama her hata da bir tecrübedir, bunlardan ders çıkarıp, sonraki dönemlerde daha farklı bir strateji izlemek Galatasaray'ın yararına olacaktır.


Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle.

10 Ekim 2020 Cumartesi

Galatasaray'da Transfer Bitmez!

Galatasaray'da transfer, 2018 yaz döneminden beri süregelen bir yılan hikayesi. Aynı dönem UEFA ile yapılan anlaşma, bunun paralelinde uymak zorunda olunan al-sat dengesi kuralı ve günümüze kadar süren transfer tartışmaları...

Galatasaray bu sezon da geçirdiği transfer dönemiyle teknik direktörü Fatih Terim'i ve taraftarın büyük bir bölümünü hayal kırıklığına uğrattı. Peki bu durum; yönetimden mi, UEFA'yla imzalanan anlaşmadan mı, yoksa yönetim ve teknik ekibin önceden verdiği yanlış kararlardan dolayı mı böyle gelişti? Gelin, beraber bakalım.



Önceki Sezonlarda Yapılan Hatalar


Bugünün durumuna bakmak için, geçmişteki hataları gözden geçirmek gerek. Bana göre, bu dönem transfer yapılamamasının en büyük nedeni önceki iki sezondaki transfer dönemlerinin iyi değerlendirilmemesi. Her şeyin başladığı döneme gidelim. 2018 yaz transfer döneminde Galatasaray, UEFA'nın FFP kapsamında imzalanan anlaşma ile sadece sattığı kadar harcayabileceği bir döneme girdi.

2018 yaz transfer döneminden bu yana gelinen süreçte Galatasaray, bonservis ya da kiralama ücretiyle
transfer yapamaz hale geldi. Üst üste yapılan hatalar ve verilen yanlış kararlar üzerine bu duruma düşüldü. Bu konuda hem UEFA'yla yapılan anlaşmanın, hem de yönetim ve teknik ekibin aldığı kararların büyük payı var. Gomis'in satışı, yerine yapılmayan santrfor transferi, daha sonraki dönemde 13 milyon €'luk Diagne hatası, sonraki transfer döneminde çoğunlukla kiralık oyunculara yönelinmesi ve bunun paralelinde gelişen satılabilecek oyuncu azlığından kaynaklanan gelir sağlayamama...Galatasaray'ın bugün yaşadığı kıtlığın temelinde yatan problemler bana göre bunlar.


2020 Yaz Transfer Dönemi

Dönemin başında Maicon, 1.43 milyon €'ya Nasr'a satıldı. Ve son günlerde de Jimmy Durmaz, 291 bin € karşılığında Karagümrük'e kiralandı. Galatasaray için koskoca bir transfer döneminde bu iki transfer ücreti haricinde bir gelir yoktu. Bu yüzden, sadece Etobo'yu transfer ücreti vererek kadrosuna katabildi. Diğer tüm oyuncular bildiğiniz üzre bonservis ya da bir kira bedeli ödenmeyen oyuncular. Eksiklere rağmen yapılamayan ya da yönetim tarafından yapılamayacağı aksettirilen transferler, taraftar ve teknik direktör Fatih Terim tarafında hayal kırıklığı yarattı.



Alınamayan Oyuncular


Yaz transfer döneminin en önemli mesajlarından biri de Fatih Terim ve ekibi tarafından istenilip alınamayan oyuncular. Doumbia, Moder, Hauge, Coulibaly ve Jozwiak bu isimlerden birkaçı.  Bu profilleri incelediğimizde hepsinin genç ve yüksek potansiyelli, Marcao tipi scout transferi hamleleri olduğunu görüyoruz. Bu da eğer kulübün elinde harcayacak para olsaydı, nasıl bir yol çizileceğinin göstergesi. Bu yüzden de hem geçmişte yapılan hatalardan alınan bir ders, hem de gelecek için bir mesaj bu.


Gönderilemeyen Oyuncular

Transfer döneminin kötü geçmesinin en büyük sebebi de Feghouli, Babel, Belhanda, Falcao ve Diagne
gibi gönderilemeyen oyuncular. Galatasaray, fazladan bir ya da iki oyuncuyu bonservisiyle, bir, iki oyuncuyu da karşılıklı anlaşmayla elden çıkarabilse bugün çok farklı bir transfer dönemi konuşuyor olabilirdik.

Bu transfer döneminde olmasa da ara transfer döneminde ya da gelecek sezonda bu oyuncuların birkaçıyla yolların ayrılması gerektiği düşüncesindeyim. Bu oyuncular takımın hem yaş ortalamasını hem de maaş ortalamasını yukarı çekiyor. Sağladıkladıkları katkı ise maaşlarıyla ters orantılı.



Güncel Kadrodaki Maaş Yükü


Diğer tüm başlıklarda olduğu gibi bu başlık da önceki sezonlarda yapılan hataların bir sonucu olarak
karşımıza çıkıyor. Dursun Özbek döneminde astronomik rakamlarla sözleşme imzalanan Belhanda ve Feghouli gibi oyunculara, sonraki sezonlarda Falcao, Babel, Diagne gibi oyuncuların eklenmesi bu bölümde ciddi bir yığılmaya yol açtı. Bunun sonucunda ise Şampiyonlar Ligi'ne katılamadığınız bir sezonda büyük bir maaş yükü doğuyor. Dolayısıyla güncel kadrodaki maaş yükü de bugünün yapılamayan transferlerinde çok etkili.


Gelecek Sezon İzlenmesi Gereken Transfer Stratejisi

Galatasaray, UEFA ile yapılan FFP anlaşmasının son senesinde. Dolayısıyla sezon sonunda sattığın kadar
al kuralının da bitme ihtimali yüksek. Burada küçük de olsa bir devam anlaşması ihtimali de var tabii ki. Ama şu ana kadar olan süreye baktığımızda Galatasaray'ın bu anlaşmaya uyduğunu görüyoruz. Sonuç olarak bu kural, gelecek sezonun transfer döneminde nasıl bir yol izleneceğini gösterecek.

Eğer Galatasaray "sattığın kadar alabilirsin" kısıtlamasından kurtulursa; bu sezonki söylentilerden yola çıkarak, genç ve potansiyelli, kendisine verilen bonservis ücretinden daha fazlasını getirebilecek oyunculara yönelecek gibi duruyor. Kısıtlamadan kurtulamasa bile, sattığı oyunculardan gelen parayı bu tarzda oyuncu transferlerine harcayabilir. Bana kalırsa, orta sıra Avrupa takımlarından kopmamak ve bu klasmanda yarışmacı olmak için uygulanması gereken en mantıklı seçenek de budur. Hatta çok geç kalınmış bir seçenek...


Bu yazımda Galatasaray'ın transfer stratejilerini, geçmişte yaptığı hataları ve gelecekte neler yapması gerektiğiyle ilgili konulardan bahsettim. Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle.





15 Mayıs 2020 Cuma

Formula 1'de Dengeler Değişiyor



Geçtiğimiz birkaç gün Formula 1'de hareketli saatler yaşandı. Olayların başlangıç noktası Ferrari ve Vettel'in yeni sözleşme üzerinde anlaşamamalarıydı. Bunun üzerine Ferrari 2021 için Sainz'la, McLaren ise Ricciardo'yla anlaştı. Ben de bu hamleler sonrasında yaşanabilecekleri ve bu gelişmeler hakkındaki düşüncelerimi yazmak istedim.

Ferrari - Vettel

Konuya gelişmelerin başlangıç noktası olan Ferrari, Vettel ilişkisinden başlamak gerek. Vatandaşı Schumacher'in izinden giderek Ferrari ile başarılar yaşamak isteyen Vettel, zaman zaman kendi hataları, zaman zaman ise takım hatalarından dolayı bu uzun yolculuk boyunca beklediği ya da kendisinden beklenilen başarıyı yakalayamadı.Takımın iyi denilebilecek seviyede olduğu 2018 ve 2019 yıllarında hayal kırıklığı yaratan Vettel, geçen sezonun başında takıma katılan Leclerc'in performansı sonrasında gözden daha da düştü ve Ferrari bunun üzerine 2020 sonrasında normalde aldığı paradan çok daha düşük bir kontrat teklifiyle geldi. Alman sürücü ise bu teklife hayır cevabını verdi.

Bana göre bu, iki taraf için de doğru bir karar oldu. Uzun zamandır beklenilen başarıların gelmemesi, hem Ferrari hem de Alman sürücü için büyük bir baskı yaratıyordu.Sezon başında Vettel'in performansına yaklaşabilecek seviyede bir grafik çizen Leclerc'ten sonra da yolların ayrılması en mantıklı seçim olacaktı. Ve öyle de oldu.


Sainz Tercihi

Yaşanan gelişmeler üzerine Sainz ve Ricciardo'nun isimleri Ferrari ile anılmaya başlandı. Ve sonuç olarak 2021 için Şahlanan At'ın koltuğu İspanyol sürücünün oldu.

Bence Ricciardo seçimi Ferrari için kısa vadede daha iyi bir seçenek olabilirdi. Leclerc'in geçen yıl yaptığı çıkış ve Vettel'in kötü performansı üzerine böyle bir seçimde bulunmuş olabilirler. Fakat dikkat edilmesi gereken birkaç nokta var. Leclerc her ne kadar iyi bir performans göstermiş olsa da genele bakıldığında Vettel'le arasında pek bir fark yoktu. Ayrıca Leclerc'in iyi gözükmesinin sebebi Vettel'in kötü performansından kaynaklanıyor olabilir. Buna güvenip birinci koltuğu Leclerc'e emanet etmek gerçekten büyük cesaret. Diğer yandan ise Ricciardo'nun yaşı ve ikinci pilot olmak istememe ihtimali üzerine Sainz'ın seçilmesini de mantıksız bulmuyorum. Sainz burada hem Leclerc'ten çok da kötü bir performans vermeyecek bir yetenek hem de birinci pilot kavgasına girişme ihtimali düşük olan bir pilot olarak öne çıktı. Bunların haricinde bir de Ricciardo'dan 5 yaş daha genç olması ve Avustralyalı pilota göre daha az maaşı kabul etmesi de ayrı bir avantaj.



Ricciardo'nun Hamlesi

Ferrari'nin Sainz'ı tercih etmesi üzerine Ricciardo da ondan boşalan koltuğu kaptı ve McLaren'le sözleşme imzaladı.

Bu kontrat Ricciardo için çok büyük bir adım olmasa da mantıklı sebepler içeriyor. Bunların en önemlisi 2021'de McLaren'in tekrar Mercedes motoruna geri dönmesi. Son sezonda büyük bir çıkış yapan McLaren, motor değişikliğiyle birlikte eski şanlı günlerine dönebilir. Bu da Ricciardo için büyük bir şans. Bir diğer sebep ise Renault'un yakın zamanda Formula 1'den çekilme ihtimalinin bulunması. Uzun süredir beklenilen çıkışı yapamayan Fransız ekibin maliyetlerden dolayı F1'e veda etmesi söz konusu.


Renault'un Boş Koltuğu

Ricciardo'nun yeni sezon için McLaren'le anlaşması üzerine Renault'un bir koltuğu boşalmış oldu. Bunun üzerine çıkan haberlerde ise Alonso, Vettel, Hulkenberg ve -boşa düşmesi halinde- Bottas'ın isimleri geçiyor. Alonso bu isimler içerisinde en çok konuşulan kişi.

Bence uzun süredir beklediği başarıyı yakalayamayan Fransız ekibin, gelecek sezon için Ricciardo'nun yüklü kontratından çıkması büyük şans. Listedeki kişiler içerisinde Vettel haricinde de çok büyük meblalar isteyecek bir pilot bulunmuyor. Alonso yeni bir şans yakalayacağı için büyük bir kontrat istemez diye düşünüyorum. Bu bağlamda bakıldığında Alonso ilk tercih olacak gibi. Eğer anlaşma sağlanamazsa Mercedes'in Bottas için vereceği kararı ve Vettel'in kişisel kararını bekleyebilirler. Tabii bu sıralamayı konuşurken Alonso'nun 2021'de 40 yaşında olacağını unutmamak gerek.



Vettel'in Yarışmama İhtimali

2020 sonrasında Ferrari'de yarışmayacak olan Vettel'in ne yapacağı ise merak konusu. Mercedes'in kararını mı bekleyecek, Renault ya da Red Bull gibi bir takıma mı imza atacak henüz belli değil.

Kişisel kararı ne olacak bilmiyorum ama bence en az 4-5 sezon daha yarışabilir. Ama son zamanlarda yaşadığı baskı ve dünyanın içerisinde bulunduğu durumdan ötürü ailesine ve sevdiklerine daha çok zaman ayırma gibi bir tercihte bulunabilir. Bunu da zaman gösterecektir, fakat bence emekli olması için çok erken.


2020 sezonu ne zaman başlayacak, ya da başlayacak mı? 2021 neler getirecek? Hepsinin cevabı zamanda. Merakla, heyecanla bekliyoruz.

Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle.