Spor Toto Süper Lig'in 23. haftasında İnönü'de oynanılan maçta Beşiktaş, Fenerbahçe ile 3-3 berabere kaldı. Beşiktaş'ın gollerini Gökhan Gönül ve Burak Yılmaz(2) atarken Fenerbahçe'nin golleri Zajc, Sadık ve Hasan Ali'den geldi.
Maça Beşiktaş çok iyi başladı. Nitekim golü de 10. dakikada buldular. Sonrasında hiç hız kesmeden akınlara devam eden Beşiktaş bir de penaltı kazandı ve penaltıyı gole çeviren Burak Yılmaz skoru 2-0'a getirdi. Golden sonrasında da Beşiktaş etkindi fakat buldukları pozisyonları iyi değerlendiremediler. Devrenin sonuna doğru Fenerbahçe biraz kıpırdandı fakat Beşiktaş ani bir kontrayla bir gol daha bularak maçı 3-0'a getirdi. İkinci devrede ise çok farklı bir oyun vardı. Fenerbahçe iki değişiklikle başladı ikinci yarıya. Ve ilk yarıdan çok daha etkin bir oyun ortaya koydular. 55'te Zajc'ın golü geldi ve skor 3-1 oldu.Daha sonra duran toptan bir gol daha bulan Fenerbahçe skoru 3-2'ye getirdi. Akınlarına devam eden Fenerbahçe 2. golden 6 dakika sonra Hasan Ali ile skoru 3-3 yaptı.Sonrasında iki takım da gol pozisyonlarına girseler de bunu değerlendiremediler ve maç 3-3'lük beraberlikle sonuçlandı.
Maç Yorumu:
Beşiktaş maça çok iyi başladı. Özellikle orta sahada çok etkinlerdi. Hem Fenerbahçe'nin savunmadan top çıkaramamasında hem de oyunu Fenerbahçe yarı alanına yıkmakta başarılılardı. Bu da pozisyonları ve golleri getiren en büyük etkenlerden biriydi. Sağ kanattan yaptıkları akınlarda Gökhan'ın oynadığı oyun çok etkiliydi. Bu da kısa sürede skorun 2-0'a gelmesini sağladı. Daha sonra Fenerbahçe biraz kıpırdandı fakat Beşiktaş kontrayla bir gol daha buldu. Burada Burak'ın koşusu ve vuruşu çok başarılıydı. İkinci yarıda ise orta saha ilk yarıda oynadığı oyundan çok farklıydı. Tabii bunda Fenerbahçe'nin etkili oyunu da önemli bir unsurdu. Yedikleri ilk golden sonra bir telaş oyunu hakimdi. Belki de sakin kalabilseler alacakları bir maçtı ama başarılı olamadılar bu konuda. Özellikle rakibin sağ kanattaki oyunlarına engel olamadılar. Soldado'nun aldığı toplara da çözüm bulamayınca rakip çok rahat skora gidebildi. Daha kötü de olabilirdi sonuç Beşiktaş için, bence 3-3'ten sonra maçın böyle bittiğine şükretmeliler. Şampiyonluk yolunda çok büyük bir yara aldılar. Açılan farktan sonra şampiyon olabilmeleri çok küçük bir ihtimal artık.
Fenerbahçe ise maça beklediğimden kötü başladı. İlk 30 dakika boyunca neredeyse 3. bölgeye 1 defa falan geçtiler. Defanstan top çıkarmakta, orta sahada da top tutmakta zorlandılar. Birkaç pozisyonda Moses'in bireysel çabasıyla atağa çıkabildiler. İlk yarı boyunca duran toplar haricinde gole yakın pek bir pozisyonları yoktu. Ama ikinci yarı çok farklı bir futbol oynadılar. Bu da demek oluyor ki devre arasındaki konuşma takıma direkt etki etmiş. Değişikliklerle bereber ileride daha etkin hale geldiler. Özellikle Dirar-Valbuena ikilisi sağ kanattaki organizasyonların başrollerindeydi. Ve bu ikiliye ayak uyduran Soldado ve Zajc gibi isimler maçın dönmesinde önemli bir rol oynadılar. İlk golü bulduktan sonra hız kesmeden aynı tempoyla devam etmeleri çok önemliydi. Bu bölümde buldukları pozisyonların hemen hepsinden sonuç aldılar. Bu da maçın en kritik bölümüydü bence. 3-1'ken buldukları ilk pozisyonda gol gelmese belki de yavaş yavaş oyuna ortak olmaya başlayabilirdi Beşiktaş ama Fenerbahçe o bölümde art arda yakaladığı tüm pozisyonları değerlendirdi. Maçı çok kısa sürede 3-3'e getirdi. Eğer biraz daha sakin kalabilselerdi bu bölümden sonra 4'ü de bulabilirlerdi. Ama ilk yarıdaki skora bakıldığında yaptıkları işin ne derece büyük olduğunu görmezden gelemeyiz. Onlar için zor bir maçtı fakat buradan aldıkları 1 puan sadece 1 puan değil. Bu maçın verdiği özgüven önlerindeki diğer maçlara da etki edecektir.
Maçın Adamı: Gökhan Gönül(Beşiktaş) - Nabil Dirar (Fenerbahçe)
Bu yazımda bir ilki gerçekleştirip maçın adamı bölümünde iki ayrı takımdan iki ayrı oyuncuya yer veriyorum. Yaz ve kış gibi çok farklı devreler geçirip, çok farklı skorlar gördüğümüz için maçı da ikiye ayırıp öyle değerlendirmek gerek diye düşündüm.
Gökhan Gönül maçın ilk yarısının adamıydı. Attığı golden önceki ataklarda çok istekliydi. Sonra golü buldu. Golden sonra ise penaltı yapılan oyuncuydu. İlk devre için maçı koparan oyuncuydu diyebilirim. Bunların dışında savunmada da çok istekliydi. Eski takımına karşı yüksek bir motivasyonla sahadaydı. Maç 3-3 değil de 3-2 bitseydi direkt maçın adamı olarak yazmam gerekecekti.
Nabil Dirar ise maçın dönmesinde en büyük paya sahip olan isimdi. Valbuena ve Soldado da çok iyi ve etkindi ama sağ kanattaki akınlarda başrolü oynayan Dirar'ın o bölgeye kattığı etkinlikle maçın döndüğünü düşünüyorum. İlk goldeki ortası çok iyiydi. Sonraki gollerin hepsi de bu bölgeden gelen toplardan oldu. Valbuena ve oyundan çıkana kadar Zajc'la iyi anlaştı. Kadroya geri döndüğü dönemden beridir çok iyi bir performans ortaya koyuyor. Bu oyunla kadroya ilk yazılacak isimlerden biri olmalı bence.
Maçın Hayalkırıklığı: Güven Yalçın
İlk yarı için düşünseydik bu bölüme Sadık'ı koyacaktım fakat ikinci yarı çok iyi bir performans gösterdi. Güven ilk yarıda takımına yeterince ayak uyduramadı ama takım, oyunu ve skoru aldığı için çok fazla önemli değildi bu durum. Ama ikinci yarı çok kötüydü. Devam eden etkisizliğinin üzerine kontraya çıkabilecekleri birkaç pozisyonda top ezdi. Bu da takımını daha da düşürdü. Kötü bir oyuncu değil ama bu tarz maçlarda daha etkin ve soğuk kanlı olursa ileride daha fazla şans bulabilir.
Oyuncu Değerlendirme: Miha Zajc
Çok üst düzey bir performans göstermese de bana göre iyiydi. İlk yarıda kullandığı duran toplar çok etkiliydi. Bu anlamda Fenerbahçe'ye katacağı çok şey varmış gibi gözüküyor. Sadece ortaları değil şutları da iyi gibi duruyor. Attığı golde içeriye çok iyi bir koşu yaptı. Vuruşu da orada yapılabilecek en iyi vuruşlardan biriydi. Şimdilik çok net bir şey söylememek gerek ama Fenerbahçe'ye yararlı olacak gibi duruyor.
Bu maçlık söyleyeceklerim bu kadardı, diğer yazılarda görüşmek dileğiyle.















































