5 Şubat 2019 Salı

Maçın Ardından: Trabzonspor - Ümraniyespor

Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final ilk maçında Trabzonspor ile Ümraniyespor golsüz berabere kaldı.

Maç genel anlamda ortada geçti ve iki takım da birçok pozisyondan yararlanamadı.

İlk yarıda iki takımın da net pozisyonları vardı, özellikle devrenin sonuna doğru Ümraniye'nin direkten dönen topu bunların en önemlisiydi. Trabzonspor ise Abdülkadir Parmak'la iki pozisyondan yararlanamadı. Bu iki pozisyon haricinde Trabzonspor ilk yarıda etkisizdi. Ümraniyespor ise kontrollü bir oyun ve kontra ataklarla pozisyon bulma çabasındaydı.

İkinci yarı Trabzonspor'un daha atak oynamasıyla daha da heyecanlı hale geldi. Trabzonspor'un ataklarına Ümraniyespor kontra ataklarla cevap verdi. Bu bölümde Yusuf'un direkten dönen frikiği ile Trabzonspor gole çok yaklaştı. Maçın sonuna doğru ise Ümraniyespor Atabey Çiçek ile net pozisyonlardan yararlanamadı, tabii bunda Trabzonspor kalecisinin kurtarışları da önemliydi. Tempolu oyun, kaçan pozisyonlar derken maç golsüz beraberlikle sonuçlandı ve tur ikinci maçın sonucuna kaldı.

Beraberlikle beraber Ümraniyespor, Trabzonspor deplasmanından istediğini alarak dönmüş oldu. Evlerinde de istedikleri oyunu oynarlarsa yarı finalin kapısını sonuna kadar açmış olacaklar.

Trabzonspor cephesinden baktığımızda ise çok büyük bir rotasyonla çıkmamalarına rağmen beklenilen oyunu gösteremediler ve kazanmaları gereken maçtan beraberlikle ayrılmış oldular. Burada önemli nokta şu ki bu skorla beraber ikinci maça da çıkabilecekleri en iyi 11'le çıkmak zorunda olacaklar. Bu da zorlu lig maratonunun haricinde takımın kupada da yorulması anlamına geliyor.



Maçın Adamı:
Yusuf Yazıcı

Sosa ve Onazi sakatlandığından beridir kendi pozisyonunun dışında oynuyor fakat ona rağmen performansından ödün vermiyor. Bu maçta da neredeyse her yerdeydi. Savunmandan top çıkarttı, orta sahada top kaptı, ileride oyunu kurdu ve pozisyonlara girdi. Zaten birkaç yıldır çok iyi bir oyuncu olduğunu gösteriyor fakat Sosa ve Onazi'nin sakat olduğu bu zorlu dönemde de ne kadar büyük bir yetenek ve büyük bir karakter olduğunu gösteriyor.

Maçın Hayalkırıklığı: Aldülkadir Ömür

Futbolseverlerin birçoğu tarafından geleceğin büyük yeteneklerinden biri olarak gösterilen Abdülkadir Ömür, son zamandaki vasat maçlarına bir yenisini daha ekledi. Özellikle taraftar bu tarz maçlardan kendisinden daha çok şey bekliyor ki bu gayet normal.

Oyuncu Değerlendirme: Arda Akbulut

Uğurcan'ın sakatlığında kaleyi devralan 18 yaşındaki Arda Akbulut iyi bir performans gösterdi. Kalesinde gördüğü birçok pozisyonda başarılıydı. Özellikle maçın son dakikalarında Atabey Çiçek'in iki pozisyonunda da iyi iş çıkardı. Daha net bir yorum için daha fazla gözlem yapmak gerek ama ilk sınavını başarıyla atlattığı kesin. Şimdilik gördüğümüz kadarıyla Uğurcan'ın arkası da sağlammış gibi duruyor.

Kupada ikinci maçlar 26-27-28 Şubat tarihlerinde oynanacak.

Bu maçlık söyleyeceklerim bu kadardı, diğer yazılarda görüşmek dileğiyle.

Maçın Ardından: Bursaspor - A. Konyaspor



Spor Toto Süper Lig'de 20. haftanın son maçında Bursaspor, evinde ağırladığı A. Konyaspor ile golsüz berabere kaldı.

Son 4 maçı beraberlikle sonuçlanan Bursaspor, A. Konyaspor'a göre daha atak oynayan takımdı. Kanatlardaki etkinliğine duran toplar da eklenince rakibi kolayca boğabiliyorlar. Nitekim pozisyonları da genelde bu şekilde buldular, ilk pozisyon duran topta arkaya sarkan Aytaç ile sonraki pozisyon ise yine duran toptan olan penaltıdan geldi. Fakat penaltı Aytaç'ın kaçan pozisyonunda olduğu gibi direkten döndü ve gole ulaşamadılar.

A. Konyaspor ise ilk yarıda Jahovic ile biri kısmen net iki pozisyondan yararlanamadı. Bunun dışında da daha kontrollü oynayan taraftı.

İkinci yarıda Bursaspor yine rakibine göre etkin olan taraftı. Kanatlardan oyuna etki etmeye çalışan takım, beklediği verimi elde edemeyince çözümü Lima ve Burak gibi diğer kanat oyuncularını oyuna almakta aradı. Fakat bu da beklenildiği gibi etki yaratmadı. Umut Nayir'in kafası ve VAR ile iptal edilen gol haricinde gole yaklaştıkları bir pozisyon yoktu.

A. Konyaspor ise ikinci yarıda Fofana'yla çok net bir pozisyondan yararlanamadı ve maç başladığı gibi bitti.

Maçın Adamı: Serkan Kırıntılı

Serkan, geçen sezondan beridir olan iyi oyununa devam ediyor. Bu maçta da belki de Konyaspor'a beraberliği getiren oyunculardan biriydi.

Maçın Hayal Kırıklığı: Umut Nayir

Umut Nayir çok iyi niyetli, gol için çok çabalayan, uğraşan bir futbolcu fakat -izlediğim kadarıyla- bulduğu pozisyonları gole dönüştürme oranı düşük olan bir  santrfor. Bu maçta çok fazla pozisyona giremedi ama kazanılan penaltıyı kullandı ve kaçırdı.

Bu arada bana göre Aytaç'ın olduğu takımda penaltıları -eğer çok net bir penaltıcın yoksa- bir başkası kullanmamalı.

Oyuncu Değerlendirme:
Burak Kapacak

Burak, 73. dakikada Yusuf'un yerine dahil oldu. Hızlı ve hırslı bir oyuncu fakat kanat oynayacak tarzda bir oyuncu olduğunu düşünmüyorum. Zaten asıl mevkii de sağ bek. Bu yüzden kanatta pek etki gösterememesi normal. Genç oyuncuların oynamasını izlemek heyecan verici fakat bu tarz futbolcunun yeteneklerine uymayan bölgelerde değerlendirilmesine karşıyım. Zira hem oyuncunun performansı düşüyor, hem de taraftarın oyuncuya karşı bakış açısı değişiyor.


Gelecek hafta A. Konyaspor, Yeni Malatyaspor'u evinde ağırlarken Bursaspor, Beşiktaş'a konuk olacak.


Bu maçlık söyleyeceklerim bu kadar. Sonraki yazılarda görüşmek dileğiyle.

25 Haziran 2018 Pazartesi

F1 Fransa GP



F1'de Fransa GP'yi Mercedes pilotu Lewis Hamilton kazandı.

Yarışa pole pozisyonunda başlayan Hamilton herhangi bir sıkıntı yaşamadan damalı bayrağı gördü. Mercedes pilotu böylelikle bir önceki yarış sonrasında verdiği sürücü liderliğini Vettel'den geri aldı.

İngiliz pilotu sırasıyla Verstappen, Raikkonen, Ricciardo ve Vettel izledi. Yarışın ilk virajında Bottas'a arkadan çarpan Vettel, sonrasında 17. sıraya kadar düştü. Ve muhteşem bir geri dönüşle yarışı 5. sırada tamamladı.

Kazanın etkisiyle 18. sıraya kadar gerileyen Bottas ise yarışı Magnussen'in ardında 7. tamamladı.

Bottas'ın ardından Renault sürücüleri Sainz ve Hulkenberg geldi. Sauber'in genç yıldızı Leclerc ise başladığı sıranın gerisinde bitirse de büyük bir iş başararak yarışı 10. sırada bitirdi.

Stroll, Perez, Ocon ve Gasly ise yarışı tamamlayamadılar.

Yarış Sıralaması:



Şampiyonadaki Puan Durumu:




Yazar Yorumu:


Hamilton ilk virajdaki kazanın da etkisiyle ileride yalnız bir yarış sürdürdü. Güncellenen motoruyla zaten iyi durumda olan aracıyla büyük bir uyum içerisindeydi. Girdiği pit haricinde de hiç geriye düşmedi zaten İngiliz pilot.

Güncellemeyle birlikte Mercedes, Red Bull ve Ferrari'ye göre bir adım öne geçti bence. Hamilton bu yarışta da net bir şekilde gösterdi ki ilerleyen yarışlarda daha da iyi olacaklar takım arkadaşı Bottas'la beraber.

Verstappen, Kanada GP'den sonra Fransa'da da çok iyi bir performans gösterdi ve rahatlıkla ikinci sırada tamamladı yarışı. Kendisine yapılan uyarıları dikkate alıyor olacak ki son iki yarışta da çok kontrollü bir şekilde kullandı aracını ve sonraki yarışlar için en büyük favorilerden olacağını gösterdi.

Yarışa 6. sırada başlayan Raikkonen, ön bölümdeki kazadan faydalanarak 4. sıraya kadar çıkmıştı ki yarışın son bölümde Ricciardo'nun ön kanadında oluşan problemden faydalanarak 3. sırada tamamladı yarışı ve uzun aradan sonra tekrar podyumu görmüş oldu. Ricciardo ise çok dengeli bir yarış sürmesine rağmen son bölümdeki şanssızlığından dolayı podyumu göremedi. Onun için üzücü bir durum olsa da tüm yarış genelinde iyi bir performans sergilediğini düşünüyorum.

Gelelim Vettel'e ilk virajdaki hatasından dolayı hem kendini hem de Bottas'ı uçuruma sürükledi Ferrari sürücüsü. Hatta kazadaki hatasından dolayı 5 saniye ceza aldı inceleme sonucunda. Ama pit sonrası ciddi bir atakla kazadan sonra 17. sıradan başlamış gibi olduğu yarışı 5. sırada tamamladı ve izleyici oylamasıyla birlikte yarıştaki en iyi sürücü seçildi. Şüphesiz ki yaptığı büyük bir başarıydı fakat ilk virajdaki hatası olmasa yarışı çok farklı bir yerde tamamlayabilirdi Vettel.



Yarışa 9. sıradan başlayan Magnussen ise 6. sırada tamamladı ve iyi bir sonuca imza attı kendi adına. Son turlarda Bottas'ın sıkıştırmasına karşı çok iyi direndi ve aldığı sıralamayı sonuna kadar hak etti diyebilirim.

Bottas için söyleyeceğim çok şey var aslında. Kaza sonrasında ikincilikten son sıraya kadar düşse de yarışı 7. tamamladı. Ama hemen önündeki Vettel yarışı 5 saniye ceza almasına rağmen 2 sıra önünde tamamladı. Mercedes takımından yarış içerisinde aracın alt bölümünde bir problem olacağı söylendi fakat ne kadar doğru bilemiyorum. Eğer doğruysa bu duruma rağmen çok büyük bir iş başarmıştır. Ama doğru değilse bana göre Vettel'in performansının çok gerisinde kaldı. Zira yarışa bir sıra önündeymiş gibi başlayan Vettel 5 saniye cezasıyla birlikte iki sıra önünde bitirdi. Araçta herhangi bir sorun yoktuysa bu performansı bence yetersizdi. Ama tabi o kaza hiç olmasaydı eğer yarışı Hamilton ile beraber 1. ve 2. sırada tamamlama ihtimalleri çok yüksekti diye düşünüyorum.

Bottas'ın ardında 2 Renault sürücüsü yer aldı fakat ben onlardan değil de Leclerc'ten bahsetmek istiyorum. Genç sürücü sezon başından beridir çok iyi bir performans gösteriyor. Yer aldığı bölümdeki çoğu sürücüden aracı daha kötü olmasına rağmen şapkadan o tavşanı her seferinde çıkarmasını biliyor. Diğer sürücülerin takım değişikliğine bağlı olarak üst seviye takımlardan birine imza atabilir ilerleyen yıllarda. Özellikle son dönemde Ricciardo'nun durumunun belirsizliği üzerine Red Bull'un alttan alttan bir arayış içerisine girdiği herkes tarafından biliniyor. O arayışta da en çok adı geçen sürücüler Sainz ve Leclerc.

Bu yarışlık yazacaklarım bu kadardı. Sonraki yazılarımda görüşmek dileğiyle.

24 Haziran 2018 Pazar

Maçın Ardından: Almanya - İsveç



F grubunun ikinci maçında Almanya, İsveç'i Reus ve Kroos'un attığı gollerle 2-1 mağlup etti. İsveç'in ise golünü 32. dakikada Toivonen kaydetti.

Maça iyi başlayamayan Almanya, İsveç'in savunma direncini kıramadı ve hızlı kontra ataklarında büyük açıklar verdi. Bunun sonucunda ise 32. dakikada golü kalesinde gördü. İkinci yarıya gol ile başlayan Almanlar, sonrasında ikinci gol için bastırsa da istediğini son dakikaya kadar elde edemedi. Tüm bunlara bir de 82. dakikada Boateng'in ikinci sarıdan gördüğü kırmızı kart da eklenince durum işin içinden çıkılmaz bir hale gelmişti ki Kroos ilk golde yaptığı hatayı duran toptan attığı müthiş gol ile telafi etti ve Panzerlere kritik galibiyeti getirdi.

Maç Yorumu:

Meksika mağlubiyetinden sonra çıkılan İsveç maçından mutlak galibiyet ihtiyacı olan Almanya için maç beklenildiği gibi geçmedi. İlk etapta atak başlasalar da İsveç'in savunma direnci karşısında pek etki gösteremediler. Bunun üzerine bir de kontradan yedikleri ataklar eklenince kalelerinde golü de görmeleri kaçınılmaz oldu. 1-0 geriye düştükten sonra ilk yarıyı gereken cevabı veremeden bitirdiler. Özellikle ilk yarıda Draxler, Kroos'un performansları çok kötüydü.

İkinci yarıya başlarken yapılan Draxler, Gomez değişikliği ile Werner sol kanada Gomez ise Werner'in yerine santrfora geçti. Bu da ofansif anlamda ellerini daha da güçlendirdi. Özellikle kanatlarda ilk yarıda da çok boş alan bulmalarına rağmen içeride beklenilen etkiyi yaratamamışlardı. Gomez'in oyuna girmesi bu bakımdan çok büyük bir güç getirdi Almanlara. Nitekim sol kanattan gelen ilk topla da Gomez'in açtığı bölgede vuruşu yapan Reus maça eşitliği getirdi.Sonrasında ilk yarıya göre daha çok alan ve daha çok gol poziyonu buldular fakat pek çoğunu değerlendiremediler. Bunların üzerine bir de Boateng'in ikinci sarıdan gördüğü kırmızı da etkilenince maç ellerinden kayar gibi hissettiklerinden eminim. Fakat 90+5'te maçın o dakikasına kadar çok da iyi olmayan Kroos'un muhteşem golüyle 2-1'i buldular ve zorlu maçtan galip ayrıldılar. Turnuvaya tutunmaları için çok önemli olan bir galibiyetti. Ama Almanya son Dünya Kupası ve son Avrupa Şampiyonası'nda olduğu kadar iyi olmadığını gösterdi son iki maçında bize. Bu yüzden son Güney Kore maçı ve sonrasında eğer gruptan çıkarlarsa da ikinci tur maçları beklenenden çok daha zor geçecek gibi duruyor onlar için.



İsveç de bana göre turu elinden kaçırdı. Zira son dakikada yedikleri gol olmasa alacakları bir Meksika beraberliğine gruptan çıkacaklardı. Tüm maç boyunca büyük efor ve büyük konsantrasyon gösterseler de son dakikada yedikleri gol ile yıkıldılar. Maçın genelindeki oyunlarını doğru bulsam da Boateng atıldıktan sonra topa daha çok sahip olabilselerdi durum çok farklı olabilirdi onlar için. Ama tabi son maçların durumuna bağlı olarak hala şansları devam ediyor, biraz az da olsa.

Grubun üçüncü maçlarında Almanya, Güney Kore ile İsveç ise Meksika'yla karşı karşıya gelecek.

F1 Fransa GP Sıralama Turları



F1 Fransa GP öncesinde pole pozisyonu Mercedes pilotu Lewis Hamilton'ın oldu.

Hamilton, en hızlı isim olarak pole pozisyonunu kazanırken takım arkadaşı Bottas, Hamilton'un 0.118 saniye gerisinde 2. oldu. Sıralama turlarının 3. sırasını ise Vettel aldı.

Verstappen, Ricciardo ve Raikkonen sırasıyla 4-5-6. pozisyonları aldılar.

Orta bölümde ise Sainz 7. Leclerc 8. Magnussen 9. ve Grosjean 10. oldu.

Yarınki yarışta sıralamalar şu şekilde olacak;



Sezonun 8. yarışı olan Fransa GP, pazar günü 17:10'da başlayacak.

Yazar Yorumu:

Mercedes'e motor güncellemesi yaramış gibi gözüküyor. Hamilton performans olarak eski hallerine dönüş izlenimi verdi. Bottas da takım arkadaşının ardından 2. sırayı kapattı. Güncelleme sonrası performanslar merakla bekleniyordu ki iki yarışçı da bugün güncellemenin getirdiği hız farkını ortaya koydu. İlk iki sırayı Mercedes takımı pilotlarının alması da yarış içerisinde büyük avantaj getirecektir takıma. Bu yüzden yarınki yarışın benim için favorisi ilk olarak Hamilton, ikinci olarak ise Bottas'dır. Tabii ki yarış içerisinde herhangi bir araç, lastik şanssızlığı yaşamazlarsa.

Vettel yine her zamanki iyi temposunu sürdürse de güncellemeyle avantaj sağlayan Mercedes pilotlarına karşı gelemedi ve 3. sırada kaldı. Fakat yarın bu iki pilotu da geçmesi biraz zor gözükse de en azından biri için bile şansını sonuna kadar zorlayacaktır.

Verstappen ve Ricciardo da Vettel'den sonraki iki sırayı aldılar onlar da uzun süredir kendilerini Mercedes ve Ferrari'nin önlerine ya da aralarına atmaya çalışıyorlar ve çoğu zaman da başardılar bunu. Yarınki yarışta da yine hedefleri önlerindeki ilk kişi olan Vettel olacaktır.

Raikkonen son bölümde istediği tarzda tur atamasa da 6. sırayı aldı. Sıralama turlarında takımı ve kendi adına bir hayal kırıklığı yarattı.Sıralama turları haricinde sezon da onun için çok iyi gitmiyor ve diğer takımlardaki pilotların sözleşme durumlarına göre yerini başka biri alabilir. Ricciardo'dan sonra son dönemde de elindeki kısıtlı imkana göre büyük işler başaran Leclerc'in adı geçiyor. Bu bakımdan her yarış Raikkonen için bir final gibi artık.

Orta bölümün birincisi son dönemde adını oralarda çok gördüğümüz Sainz oldu. Sainz yine sabırla bölümdeki yerini koruyup ön sıralara atılmaya bakacaktır.Sainz'ın ardından gelen Leclerc ise büyük bir performans gösterdi. Yarın sekinci sıradan başlayacak Leclerc için sıralama turları rüya gibiydi. Hatta turların sonunda "Son bölüme kaldığım andan beri gülüyorum" demesi de bunun bir örneği. Elindeki kısıtlı imkana göre gerçekten büyük işler başarıyor.Yarın da daha iyisini yapmak için yarışacaktır.

Leclerc'in ardından Haas sürücüleri geldi. Magnussen 9. Grosjean ise 10. olarak başlayacak yarışa. Fakat Grosjean'in son bölümdeki kazası ve Magnussen'in de beklenen performansı gösterememesi soru işaretleri yarattı. Zira Haas ilk üç takımdan sonra en hızlı araçlara sahip olan takım.

Alt sıralar ise yarın yarış sırasında büyük değişime uğrayabilir. Özellikle Hulkenberg ve Gasly'den atak bekliyor olacağım yarın için.

Şimdilik sıralama turlarıyla ilgili yazacaklarım bu kadar. Sonraki yazılarımda görüşmek dileğiyle.

20 Haziran 2018 Çarşamba

Maçın Ardından: Rusya - Mısır



A grubunun ikinci maçında Rusya, Mısır'ı 3-1 mağlup etti.

İlk yarısı büyük mücadeleye sahne olan maçta tüm goller ikinci yarıda geldi. 47. dakikada Fathy'nin kendi kalesine attığı golle 1-0 öne geçen Rusya önce Cheryshev sonra da Dzyuba'nın attığı gollerle kısa sürede maçı 3-0'a getirdi. Bu skor sonrası şanslarını sonuna kadar kullanmak isteyen Mısır Salah'ın penaltı golüyle maçı 3-1'e getirdi ve maç da bu skorla tamamlandı.

Maç Yorumu:

Maçın ilk yarısında büyük bir tempo vardı hatta turnuvanın bu konuda en iyi maçlarından biriydi. İki takım da çok hızlı bir futbol sergiledi ilk yarıda. Ama Rusya taraftarının da desteğiyle biraz daha atak olan takımdı. Posizyonlar da buldular fakat yararlanamadılar.

İkinci yarı ise çok farklı başladı. Henüz 2 dakika geçmişti ki Rusya'nın golü geldi. Fathy ters bir vuruşla topu kendi kalesine gönderdi fakat golde Dzyuba'nın etkisi büyüktü. Bu golden sonra Mısır, Salah ile bir pozisyon yakaladı fakat değerlendiremedi. Daha sonrasında ise Fernandes'in güzel asistiyle Cheryshev'in golü geldi ve Mısır'ın işi biraz daha zora girdi. Çok geçmeden bir de Dzyuba'nın muhteşem golüyle maç 3-0'a geldi. Bu dakikadan sonra Cuper birkaç oyuncu değişikliğiyle risk alarak skoru döndürmeye çalıştıysa da işe yaramadı ve sadece Salah ile golü bularak durumu 3-1'e getirdi.

Bence her ne kadar taraftarıyla Rusya biraz öne çıksa da ortada bir maçtı. Ama Mısır'ın henüz ilk yarının başında yediği şanssız gol takımın moralini çok kötü etkiledi. Bunun üzerine 2 gol daha yediler ve maçı dramatik bir şekilde kaybettiler. Ama maçın kaybedilmesinde tek etken bu değildi tabii ki Salah'ın etkisiz performansı ve bence biraz da olsa çekingen bir oyunu maçta önemli bir rol oynadı. Sadece Salah da değil Trezeguet, Mohsen ve Elnely'nin performansları beklenilenden çok düşüktü. Zaten Elnely'nin yerine Warda, Trezeguet'in yerine Sobhi oyuna girdikten sonra daha çok pozisyon buldular. Fakat o dakikalardan sonra skoru çevirmek çok zordu.



Ruslar ise tempolu oyunun parelelinde ikinci yarının başında buldukları gol ile rüzgarı arkasına alarak kısa sürede farkı 3'e çıkardılar. Bu skorun oluşmasında Golovin, Cheryshev ve Dzyuba'nın büyük etkisi vardı. Geriden gelerek ciddi katkılarda bulunan Fernandes ve Salah'ın peşini neredeyse hiçbir pozisyonda bırakmayan Zhirkov'u da unutmamalı tabii. Bu oyunla devam ederlerse Uruguay karşısında da galibiyet şansları olacaktır. B grubundan muhtemel olarak gelecek takımlar göz önüne alındığında işleri çok zor ama taraftarlarıyla beraber ciddi bir güç oluşturdukları da gerçek.

"Video Yardımcı Hakem" Uygulaması

Oyun haricinde Video Yardımcı Hakem uygulaması bana göre Arjantin maçından sonra bu maçta da malesef iyi uygulanmadı. Salah'ın penaltısından sonra Mısır'ın çok net bir penaltısı es geçildi. Sonrasında izletilmedi de pozisyon. Eğer bu şekilde uygulanacaksa ve hakemlerin keyfine bu kadar bırakılacaksa hakemler her zamanki gibi doğru olanı değil de o anki duruma göre karar vermeye devam edecektir. Sonuçta bu uygulama ile penaltı kazanıp maç alan takımlar varken bir diğer tarafta pozisyonun hiç izlenmeye bile tenezzül edilmemesi büyük bir adaletsizliğe sebep olacak gibi duruyor.

Grubun üçüncü maçlarında Rusya, Uruguay ile Mısır ise Suudi Arabistan ile karşı karşıya gelecek fakat öncesinde Uruguay - Suudi Arabistan maçını bekliyor olacağız.

Bu maçlık yazacaklarım bu kadardı. Sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle.

19 Haziran 2018 Salı

Maçın Ardından: Brezilya - İsviçre



E grubunda Brezilya ile İsviçre, Coutinho ve Zuber'in karşılıklı golleriyle 1-1 berabere kaldılar.

Maça etkili başlayan Brezilya ilk dakikalarda birçok pozisyon üretti. Bu oyunuyla da 20. dakikada Coutinho'nun golüyle öne geçtiler ve ilk yarıyıbu şekilde tamamladılar. İkinci yarıda İsviçre'nin duran top ile gelen golüne engel olamayan Brezilya son dakikaya kadar galibiyet için bastırsa da sonuca ulaşmadı ve maçtan beraberlikle ayrılıp turnuvaya puan kaybıyla başladı.

İsviçre ise maçın ilk bölümünde büyük bir Brezilya akınıyla karşı karşıyaydı. 20. dakikada geriye düşen ekip ilk yarıyı 1-0 geride tamamladı. İkinci yarıda golü kovalayan İsviçre 50. dakikada Zuber'in kafa golüyle skoru eşitledi ve sonrasında bunu korumaya odaklandı. Attıkları golden sonra Brezilya'nın etkili akınlarıyla tekrar karşı karşıya kalan ekip bu kez direndi ve maçı 1-1 tamamlayarak büyük bir başarıya imza attı.

Maç Yorumu:

Brezilya maça çok iyi başlamıştı nitekim golü de buldu erken denilebilecek bir dakikada. Sonrasında rahat bir oyun sergiliyordu ki ikinci yarının henüz başında yedikleri kafa golüyle İsviçre beraberliği yakaladı. Bu dakikadan sonra daha baskın oynayan Brezilya vardı. Fakat ilk yarıdan daha da sağlam örülmüş bir İsviçre duvarını aşmaları gerekiyordu. Birçok kez denediler, hatta birkaç pozisyon da buldular fakat istedikleri sonucu elde edemediler.

Bana göre alınan beraberlikte İsviçre'nin hırslı oyunu ve ikinci yarıda muhteşem takım savunması haricinde Brezilya'nın gamsız futbolu büyük etkendi. Attıkları golden sonra bir nebze düştüler tempo olarak. Sanki üzerlerinde "biz Brezilya'yız" havası varmış gibiydi. Bu oyunun sonucunda yedikleri golle yapmaları gerekenin ne olduğunun farkına vardılar fakat ya pozisyon üretiminde zorlandılar ya da ürettikleri pozisyonları istedikleri gibi değerlendiremediler. Böyle anlarda sazı eline alması beklenen Neymar'dan da bekledikleri etkiyi göreyemeyen Brezilya, 1 puanı kabullenmek durumunda kaldı.



İsviçre ise göze hoş gelen güzel bir futbol oynamasa da kadro yapısı ve oyuncu kalitesine göre oyunun gereğini yaparak turnuvanın favorileriden gösterilen Brezilya'dan 1 puan aldı. Attıkları golden sonra çok iyi kapandılar ve Brezilya'ya istedikleri alanı ve şansı tanımadılar. Özellikle defansta Schar'ın orta alanda ise Behrami ve Xhaka'nın performansları çok iyiydi. Oyunları bu şekilde devam ederlerse gruptan çıkmak için büyük bir şans yakalayabilirler.

Gruptaki ikinci maçlarda Brezilya, Kosta Rika ile İsviçre ise Sırbistan ile karşı karşıya gelecek.

Bu maçlık yazacaklarım bu kadar. Sonraki yazılarımızda görüşmek dileğiyle.